Kısa Vadeli Dış Borç Stoğunda Martta Arttı.
Mart 2023 itibarıyla Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, önceki yılın sonuna kıyasla yüzde 0,1’lik bir artış göstererek 175,4 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu değişim, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yapılan son açıklamalarda belirtilmiştir.
Bankacılık Sektöründe Artış, Diğer Sektörlerde Düşüş
Mart ayında, bankacılık sektörüne dayalı kısa vadeli dış borçlar %4,1 artarak 71,2 milyar dolara yükseldi. Buna karşın, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borçları %3,7 azalışla 58,2 milyar dolara geriledi. Özellikle, bankaların yurt dışından sağladıkları kısa vadeli kredilerde %21’lik bir artış söz konusu olup, bu krediler 15,3 milyar dolara ulaştı.
Yurt Dışı Yerleşiklerin Mevduat ve Kredilerindeki Değişim
Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları %4,1 azalarak 19,2 milyar dolar oldu. Aynı şekilde, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatları %2 düşüşle 20,3 milyar dolara gerilerken, TL cinsinden mevduatlar %8,9 artışla 16,5 milyar dolara yükseldi.
Özel ve Kamu Sektörü Borçlarındaki Farklı Dinamikler
Kamu sektörü, özellikle kamu bankalarından oluşmakta, kısa vadeli dış borcu %9,3 artarak 37,7 milyar dolara ulaştı. Öte yandan özel sektörün kısa vadeli dış borcu %2,8 azalarak 91,8 milyar dolara düştü.
Para ve Sermaye Piyasalarındaki Borç Değişimleri
Parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar %5,2 azalarak 90,6 milyar dolara, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar ise %2,7 artarak 79,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Kısa vadeli tahvil ihraçları ve resmi alacaklılara olan borçlar da sırasıyla 4,3 milyar dolar ve 604 milyon dolara ulaştı.
Döviz Kompozisyonu ve Vade Analizi
Kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonuna göre %51,6’sı dolar, %22,1’i avro, %10,6’sı Türk Lirası ve %15,7’si diğer döviz cinslerinden oluşmaktadır. Orijinal vadesine bakılmaksızın, vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku ise 232 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.
Sektörel Pay Dağılımı
Toplam borç stokunda kamu sektörünün payı %23,1, Merkez Bankası’nın %19,8, özel sektörün ise %57,1 olarak kaydedilmiştir. Bu oranlar, Türkiye’nin dış borç yapılandırmasında önemli bir gösterge niteliğinde olup, sektörel riskler açısından dikkate alınmalıdır.
