İçeriğe geç
19 Haziran 2026, Cuma Son dakika gelişmeleri

Video Galeri

Öğrenci Affı Yeniden Meclis Gündem

Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan TBMM Genel Kurulu'nda öğrenci affı ilgili açıklamalarda bulundu. Ülkemizde pek çok sorunlu grup var ama bunlar içerisinde hemen herkesi, her aileyi ilgilendirenlerin başında öğrenci affı geliyor. Ülkemizde pek çok öğrenci çeşitli sebeplerle eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Bunların içerisinde ekonomik zorluklar, ailevi nedenler, sağlık problemleri, deprem nedeniyle başka ile göç, depremde yakınlarını kaybetmiş olanlar, azami süreye bir şekilde takılıp mezuniyetini tamamlamayan ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora öğrencisi var. Bunların sayısının 1,5 ile 2 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor, elimizdeki rakamlara göre 2015-2022 arası okulunu yarım bırakan öğrenci sayısı. Elbette, böyle bir durumda, gayet insani gerekçelerle, ideolojik bir yaklaşım olmaksızın ülkenin doğusunda da batısında da, üst gelir grubunu da alt gelir grubunu da herkesi ilgilendiren önemli bir sorundur öğrenci affı.

Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan TBMM Genel Kurulu’nda öğrenci affı ilgili açıklamalarda bulundu.

Ülkemizde pek çok sorunlu grup var ama bunlar içerisinde hemen herkesi, her aileyi ilgilendirenlerin başında öğrenci affı geliyor. Ülkemizde pek çok öğrenci çeşitli sebeplerle eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Bunların içerisinde ekonomik zorluklar, ailevi nedenler, sağlık problemleri, deprem nedeniyle başka ile göç, depremde yakınlarını kaybetmiş olanlar, azami süreye bir şekilde takılıp mezuniyetini tamamlamayan ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora öğrencisi var. Bunların sayısının 1,5 ile 2 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor, elimizdeki rakamlara göre 2015-2022 arası okulunu yarım bırakan öğrenci sayısı. Elbette, böyle bir durumda, gayet insani gerekçelerle, ideolojik bir yaklaşım olmaksızın ülkenin doğusunda da batısında da, üst gelir grubunu da alt gelir grubunu da herkesi ilgilendiren önemli bir sorundur öğrenci affı. 

Elbette, Türkiye Büyük Millet Meclisi böyle önemli bir soruna duyarsız kalamaz, kalmamalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmalarına ara vereceği şu günlerde en acil yapılması gereken işlerden bir tanesi öğrenci affıdır. Şu anda, milyonu aşkın öğrenci büyük bir heyecan içerisinde bu Meclisten çıkacak bir kararı bekliyor. Burada şu unutulmamalıdır ki tıp fakültesi öğrencisinin, diş hekimliğinin, hukuk fakültesi öğrencilerinin durumu ayrıca farklıdır. Bunlar senede tek düze olduklarından, her yıl bir dönem sayıldığından önceki aftan yararlanamadılar. Bu Meclis defalarca af çıkardı, bugüne kadarki çıkan bütün aflar bütün milletimizde sevinçle karşılandı. Belki, aftan öğrencilerin tamamı yararlanmadı ama bilelim ki öğrenci affından ne kadar insan yararlanıp eğitim hayatına devam ederse bu ülke kazanır. Tıp fakültesi 5’inci sınıf öğrencisinin, diş hekimliği, hukuk fakültesi 4’üncü sınıf öğrencisinin azami süreye takılıp okuluyla ilişkisinin kesilmesi bu gencimizi hayattan koparır, “ev genci” dediğimiz yapı ortaya çıkar, sistem dışına iletilir; değişik sebepler ki yurt dışına kaçış, ailelerin çöküşü, sanal bahis, kumar çetesinin, şebekesinin içerisine, benzeri bütün kötülüklerin temelinde bunlar yatar. Bu açıdan da hepsinden önemlisi şudur: Yapılacak bu af bütün milletimiz tarafından sevinçle karşılanacaktır, bu affın bütçeye tek bir kuruş ek getirisi, maliyeti yoktur, aksine, bu öğrencilerin tekrar eğitim hayatına devam edecek olmaları bu ülke için çok büyük bir kazanç olacaktır. Hiçbir maliyet ödemeden yeni öğrencilerin mesleklerine sahip olmasıyla ülkemize ciddi bir katkı sağlanmış olacaktır. 

Burada ayrıntıdaki sorunları konuşmaya gerek görmüyorum ama şunu belirtmek isterim ki eskiden azami süre diye bir sınırlama yoktu, son yıllarda çıkarıldı. Bunun idari gerekçelerle mazur görülür bir tarafı var ama bu azami süre de orantısız yani ön lisansta farklı, doktorada farklı, lisansta farklı. Bu açıdan da bu dengesizliği de görmek bu Meclisin görevidir. Bu açıdan tekraren ifade ediyorum ki her ne sebeple olursa olsun, sağlık sorunuyla, ekonomik krizlerle… Ki bunların hepsi gayet insani durumlardır. Deprem döneminde öğrenci tam azami süreye göre kendini ayarlamış ama son altı ayda bir yakınını kaybettiği için depresyona girmiş, başka ile taşınmış, “Tekrar başlayayım.” dediğinde mezun olamıyor. Bunlara elbette bu Meclis sahip çıkmalıdır çünkü millî servet kazanılmış olacaktır. Bu ülkenin değerlerinin yok edilmesine kimse seyirci kalamaz. 

Son olarak da savaş nedeniyle İran’da bulunan öğrenciler, Amerika ve İsrail’in İran’a saldırısı sonrası İran’da öğrenim gören 400 civarında öğrenci -ki bütün vekillerimize ulaşıyorlar, Sayın Mahmut Tanal da az önce hatırlattı- bu öğrencilerin derhâl ülkemizde eğitime oryantasyonu sağlanmalı, bu konuda YÖK’ün karar alarak muadil okullara yerleşmeleri sağlanmalıdır. Geçmişte Rusya-Ukrayna savaşında Ukrayna’da mağdur olan öğrenciler için nasıl böyle bir hak tanındıysa İran’dan gelen öğrenciler de bu ülkenin insanlarıdır, YÖK bunlara seyirci kalamaz. Burada İran’ın adı geçiyor diye Amerika’dan, İsrail’den korkarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bu evlatlarımıza seyirci kalmak bu millete yakışmaz. Acilen bu soruna sahip çıkıp öğrenci affı yeniden getirilmelidir.

Kamu1 Uygulaması Tüm haberlere anlık erişim İndir