Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 iklim zirvesine akademik hazırlık amacıyla "COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı" etkinliğini 4 Ağustos 2026 tarihinde Ankara'da düzenledi. Etkinliğe 208 üniversitenin rektörü, COP31 koordinasyonundan sorumlu rektör yardımcıları ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı temsilcileri katıldı.
Lansman, Türkiye'nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenleyeceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde üniversitelerin bilimsel birikimini ortak bir çatı altında toplamayı hedefliyor. Türkiye'nin hem dönem başkanlığını hem de ev sahipliğini üstlendiği zirve, ülkenin bugüne kadar yürüttüğü en kapsamlı iklim diplomasisi organizasyonu olarak öne çıkıyor.
Akademi lansmanının amacı ne?
YÖK'ün açıklamasına göre etkinliğin temel amacı, yükseköğretim kurumlarının araştırma kapasitesini COP31 sürecine yönelik ortak bir akademik katkıya dönüştürmek. Bu kapsamda üniversitelerin araştırma projeleri, teknolojik çözümleri ve uluslararası iş birlikleri tek bir koordinasyon çatısı altında buluşturulacak.
Lansmanla birlikte, zirveye giden süreçte akademinin izleyeceği yol haritasının belirlenmesi öngörülüyor. Bilim diplomasisi yaklaşımı, iklim müzakerelerinde bilimsel verinin ve akademik uzmanlığın karar süreçlerine dahil edilmesini esas alıyor.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
İklim değişikliğiyle mücadelede en güçlü dayanağımız bilim, en etkili yöntemimiz iş birliği, en kalıcı mirasımız ise birlikte geliştirdiğimiz çözümler olacaktır.
208 üniversite ortak çatı altında
Etkinliğin en dikkat çeken yönü, Türkiye'deki 208 üniversitenin tamamının sürece dahil edilmesi. Rektörlerin yanı sıra her üniversitede COP31 koordinasyonundan sorumlu birer rektör yardımcısının görevlendirilmesi, hazırlığın kurumsal bir yapıya kavuşturulmak istendiğini gösteriyor.
Bilim diplomasisi akademisi kapsamında öne çıkan başlıklar şöyle sıralanıyor:
- Üniversitelerin bilimsel katkılarının ortak çatı altında toplanması
- Araştırma projelerinin, teknolojik çözümlerin ve uluslararası iş birliklerinin koordinasyonu
- Akademik faaliyetler için ortak bir yol haritasının hazırlanması
- Yükseköğretim kapasitesinin somut politika çıktısına dönüştürülmesi
Araştırma, bilim, teknoloji ve yenilik kurumlarının temsilcilerinin de katıldığı etkinlik, akademi ile iklim politikası yapıcıları arasındaki bağın güçlendirilmesini amaçlıyor.
COP31 ne zaman ve nerede yapılacak?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının açıklamalarına göre COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da, EXPO alanı ve çevresinde düzenlenecek. Zirveye yaklaşık 200 ülkenin temsilcilerinin katılması bekleniyor.
Bakanlık, Türkiye'nin COP31'i "söylem değil eylem" odaklı bir "uygulama zirvesi" olarak kurgulamayı hedeflediğini vurguluyor. Bu çerçevede zirvenin, iklim taahhütlerinin hayata geçirilmesine odaklanan bir gündemle yürütülmesi planlanıyor.
COP31 sürecinin siyasi ve diplomatik yürütücülüğünü, Cumhurbaşkanlığı kararıyla COP31 Dönem Başkanı olarak görevlendirilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum üstleniyor.
Sürecin arka planı
Türkiye, COP31'e ev sahipliği için adaylığını 2022 yılında COP27 sürecinde açıklamış, yaklaşık iki yıl süren diplomatik trafik sonucunda ev sahipliğini elde etmişti. Ev sahipliği kararı, Kasım 2025'te Brezilya'nın Belem kentinde düzenlenen COP30 müzakereleri sırasında kesinleşti.
Bakanlık, sürecin iki yıla yayılan bir "mekik diplomasisiyle" yürütüldüğünü ve sonucun tarihi bir başarı olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Müzakereler, Bakan Murat Kurum'un başkanlığında yürütülmüştü.
Ev sahipliğinin akademik ayağının bir devlet organizasyonu olarak YÖK eliyle kurgulanması, iklim zirvesinin yalnızca diplomatik değil bilimsel bir hazırlık gerektirdiğine işaret ediyor.
Türkiye'nin iklim taahhütleri ve 2053 hedefi
Türkiye, Paris Anlaşması'nı 2021 yılında onaylayarak yürürlüğe koymuş ve 2053 yılı için net sıfır emisyon hedefini açıklamıştı. Bu hedef, ülkenin uzun dönemli iklim değişikliği stratejisinin merkezinde yer alıyor.
Net sıfır rotası; enerji, sanayi, ulaştırma ve tarım gibi sektörlerde kapsamlı bir dönüşümü öngörüyor. Bilim diplomasisi akademisinin, bu hedefe giden yolda üniversitelerin üreteceği veri ve çözümleri politika süreçlerine taşıması bekleniyor.
COP31 ev sahipliği, Türkiye'nin bu taahhütlerini uluslararası kamuoyu önünde sergileyeceği ve gelişmiş ile gelişmekte olan ülkeler arasında köprü rolü üstleneceği bir zemin olarak konumlandırılıyor.
Toyota'nın Sakarya Fabrikası Üretime 15 Gün Ara Verecek
Türkiye Dünyanın 7'nci Büyük Çelik Üreticisi Oldu
Urap 2025-2026 Dünya Sıralaması: Türkiye’den İlk 1000’de 13 Üniversite
ABD-İran müzakerelerinde kritik hafta: Saldırılar durduruldu
Terörsüz Türkiye çerçeve yasası pazartesi Meclis'te
TİM Başkanı Gültepe: Sanayici Yüksek Faiz ve Maliyetler Nedeniyle Nefes Alamıyor
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.