Vergi borçlarının ödeme güçlüğü yaşayan mükellefler için taksitlendirilmesine ilişkin sistemde önemli değişiklikler yapıldı. Yeni düzenlemeyle azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılırken, teminat aranmadan tecil edilebilecek borç tutarının üst sınırı da 50 bin TL'den 1 milyon TL'ye yükseltildi.

Düzenleme kamuoyunda zaman zaman “vergi borcu yapılandırması” veya “vergi affı” şeklinde anılsa da uygulama bütün borçluların otomatik olarak yararlanabileceği genel bir af niteliği taşımıyor. Tecil hakkından faydalanmak isteyenlerin, borcun vadesinde ödenmesinin kendilerini çok zor duruma düşüreceğini ortaya koyması ve vergi idaresine başvurması gerekiyor.

72 aylık süre hangi düzenlemeyle geldi?

4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un tecile ilişkin hükümlerinde değişiklik yapıldı. Azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı.

EY Türkiye'nin düzenlemeye ilişkin değerlendirmesine göre ödeme planının süresi borçlunun mali durumuna göre belirlenecek. Her başvurana doğrudan 72 ay verilmesi söz konusu olmayacak. Vergi idaresi, başvuru sahibinin ödeme gücünü ve “çok zor durum” derecesini inceleyerek uygun süreye karar verecek.

Tecil işlemi borcun silinmesi anlamına gelmiyor. Ana borç varlığını korurken belirlenen süre boyunca tecil faizi işletiliyor. Borçlu da kendisine bildirilen ödeme planındaki taksitleri zamanında ödemekle yükümlü oluyor.

Teminatsız tecil sınırı 1 milyon TL oldu

Düzenlemenin en dikkat çeken bölümlerinden biri teminat sınırındaki artış oldu. Daha önce 50 bin TL olan teminatsız tecil sınırı 1 milyon TL'ye çıkarıldı.

Buna göre tecil kapsamına alınan borcun 1 milyon TL'yi aşmayan bölümü için teminat talep edilmeyecek. Borcun bu tutarı aşması halinde ise aşan bölüm için mevzuata uygun teminat gösterilmesi gerekebilecek.

Teminat olarak taşınmaz, banka teminat mektubu veya mevzuatta kabul edilen başka değerler sunulabilecek. Hangi teminatın kabul edileceği ve değerlemenin nasıl yapılacağı ilgili vergi dairesinin incelemesi sonucunda netleşecek.

Kimler yararlanabilecek?

Tecil sistemi, vergi borcunu vadesinde ödemesi halinde ciddi mali sıkıntıya düşecek mükellefler için uygulanıyor. Başvuruda bulunan kişinin bilançosu, kısa vadeli borçları, dönen varlıkları, nakit akışı ve ödeme kapasitesi incelenebiliyor.

72 aya kadar süre belirlenirken “çok zor durum” değerlendirmesi öne çıkıyor. Mali göstergeleri daha zayıf mükelleflere daha uzun, ödeme kapasitesi daha yüksek görülenlere ise daha kısa plan oluşturulabiliyor.

Başvurunun kabul edilmesi otomatik bir hak değil. Vergi idaresi dosyadaki bilgi ve belgeleri değerlendirerek talebi kabul edebilir, farklı bir süre önerebilir veya reddedebilir.

Başvuru ve ödeme süreci

Başvurular ilgili vergi dairesine yapılabiliyor. Dijital Vergi Dairesi ve e-Devlet üzerinden sunulan hizmetler de süreçte kullanılabiliyor. Birden fazla vergi dairesine borcu bulunanların her vergi dairesi yönünden ayrı işlem yapması gerekebiliyor.

Başvuru sırasında borcun türü ve tutarının yanı sıra ödeme güçlüğünü gösteren mali belgeler istenebiliyor. Şirketlerden bilanço, gelir tablosu, nakit akış bilgileri ve mali müşavir raporları talep edilebiliyor.

Kabul edilen ödeme planındaki taksitlerin aksatılması tecilin bozulmasına yol açabiliyor. Bu durumda kalan borç gecikme hükümleriyle yeniden takip edilebiliyor ve haciz dahil cebri tahsil işlemleri gündeme gelebiliyor.

Düzenleme ne anlama geliyor?

Yeni sistem, yüksek borcu bulunan ancak faaliyetini sürdüren işletmelere daha uzun vadeli ödeme olanağı sağlıyor. Teminatsız sınırın 1 milyon TL'ye çıkarılması da küçük ve orta ölçekli işletmelerin teminat bulma sorununu azaltabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bununla birlikte düzenleme borçların silinmesini, gecikme zamlarının tamamen kaldırılmasını veya bütün mükelleflere standart 72 ay verilmesini öngörmüyor. Uygulamanın temelini mali durum incelemesi ve idarenin onayı oluşturuyor.

Kaynaklar: Resmî Gazete, Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuatı