Arap Birliği adına Lübnan'a giden Genel Sekreter Nebil Fehmi,ülkenin güneyinde yaptığı temaslarda İsrail'in sivillere yönelik saldırılarına karşı çıktı. Batı Zavtar ve Sur'daki ziyaretlerinde bölge halkıyla dayanışma mesajı veren Fehmi, yerinden edilen kişilerin evlerine dönebilmesi için Arap ülkelerini ve uluslararası toplumu desteğe çağırdı.

Yerinden edilenler için dönüş çağrısı

Fehmi, halkı hedef alan saldırıları ve ihlalleri kabul etmenin mümkün olmadığını belirtti. Arap ülkeleri ile uluslararası toplumun sorumluluğunu, Lübnan'ın yanında durmak ve geri dönüşü kolaylaştıracak koşulları desteklemek olarak tanımladı. Güneyde bulunmasının, orada yaşayan insanlara yönelik siyasi bir dayanışma mesajı taşıdığını ifade etti.

Genel Sekreter, İsrail'in ihlalleri karşısında adım atılması gerektiğini savundu. Bu çağrısını siyaset, güvenlik ve ahlaki sorumluluk boyutlarıyla açıkladı. Ziyaretinin yalnızca bölge sakinlerine seslenmekle sınırlı olmadığını, dış dünyaya da sorumluluklarını hatırlatmayı amaçladığını söyledi.

Sur'daki görüşmede güvenlik koşulları ele alındı

Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid'in eşlik ettiği gezi, Zahrani bölgesini ve Batı Zavtar beldesini de kapsadı. Sur kentinde ise Lübnan ordusunun Litani Nehri'nin güneyinden sorumlu komutanlık merkezinde temaslar yapıldı. Fehmi'ye sahadaki gelişmeler ile yerleşimlerdeki konut, tesis ve altyapı hasarı hakkında bilgi verildi.

Askerî yetkililer, görüşmede ordunun mevcut güvenlik koşullarında yürüttüğü faaliyetleri anlattı. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü'nün çekilmesi halinde ortaya çıkabilecek güvenlik risklerine dikkat çektiler. Ordunun bir sonraki aşamada görevlerini yerine getirebilmesi için kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladılar. Bu değerlendirme, ziyaret sırasında iletilen askerî görüş olarak kayda geçti.

Devlet kurumlarının güçlendirilmesi vurgusu

Fehmi, Lübnan'ın güvenliğini Arap dünyasının ortak güvenliğinin bir parçası olarak ele aldı. Ülkenin egemenliğinin korunmasını ve devletin bütün topraklarında yetkisini kullanabilmesini desteklediğini belirtti. Arap ülkeleri ile uluslararası aktörlerden beklediği katkının, devlet kurumlarının görevlerini sürdürebilecek imkânlara kavuşmasını da kapsadığını ifade etti.

Açıklamalarında çok taraflı iş birliğinin somut siyasi adımlara dönüşmesi gerektiğini de söyledi. Lübnan devletinin halka sunduğu hizmetlerin ve ordunun ulusal rolünün desteklenmesini aynı yaklaşım içinde değerlendirdi. Bu çerçevede Lübnan'ın, Arap ülkelerinin ortak siyasi sorumlulukları arasında yer almaya devam ettiğini vurguladı.