Ziyaretçi sayısındaki artış, Ayasofya’nın Türkiye turizmindeki ağırlığını gösterirken yapıda devam eden koruma ve restorasyon çalışmalarını da daha önemli hale getiriyor. Yetkililer, ibadetin ve ziyaretlerin sürdürülmesiyle tarihî mirasın korunması arasında denge kurulmasına odaklanıyor.
Ayasofya ne zaman yeniden ibadete açıldı?
Danıştay 10. Dairesi, 10 Temmuz 2020 tarihinde Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesine ilişkin 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Aynı gün yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla yapının yönetimi Diyanet İşleri Başkanlığına devredildi ve ibadete açılmasına karar verildi.
Ayasofya’da ilk cuma namazı 24 Temmuz 2020 tarihinde kılındı. Aradan geçen altı yılda Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden milyonlarca kişi yapıyı ziyaret etti.
2023 yılında açıklanan veriler, ilk üç yılda yaklaşık 21 milyon ziyaretçiye ulaşıldığını göstermişti. 2024’te toplam sayı yaklaşık 25 milyona yükselirken, 2026 itibarıyla 30 milyon sınırı aşıldı.
Ayasofya’nın tarihindeki önemli dönemler
Bugünkü Ayasofya, Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde inşa edildi ve 537 yılında ibadete açıldı. Yapı, yaklaşık 916 yıl boyunca kilise olarak kullanıldı.
İstanbul’un 1453 yılında fethedilmesinin ardından Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrildi. Ayasofya, Osmanlı döneminde yaklaşık 481 yıl boyunca cami olarak hizmet verdi.
1934 yılında alınan kararla müzeye dönüştürülen yapı, 2020 yılındaki yargı ve idari kararların ardından yeniden cami statüsü kazandı. Bu çok katmanlı geçmiş, Ayasofya’yı farklı medeniyetlerin mimari ve sanat izlerini aynı çatı altında taşıyan özel bir yapı haline getiriyor.
30 milyon ziyaretçi ne anlama geliyor?
Altı yılda 30 milyon ziyaretçi, yıllık ortalama yaklaşık 5 milyon kişiye karşılık geliyor. Bu yoğunluk, Ayasofya’nın yalnızca dinî bir merkez değil, İstanbul turizminin en güçlü çekim noktalarından biri olduğunu ortaya koyuyor.
Ziyaretçi trafiği; Sultanahmet Meydanı, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı ve çevredeki tarihî alanlara yönelik ilgiyi de artırıyor. Bölgedeki konaklama, yeme içme, ulaşım ve rehberlik faaliyetleri Ayasofya merkezli ziyaret hareketinden doğrudan etkileniyor.
- 24 Temmuz 2020’de yeniden ibadete açıldı.
- İlk üç yılda yaklaşık 21 milyon ziyaretçiye ulaştı.
- Dördüncü yılda toplam sayı yaklaşık 25 milyona çıktı.
- Altıncı yıl sonunda 30 milyon ziyaretçi sınırı aşıldı.
Restorasyon çalışmaları neden sürüyor?
Ayasofya’nın yaklaşık 1.500 yıllık yapısı, deprem riski, nem, çevresel etkiler ve yoğun kullanım nedeniyle sürekli izleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında kubbe, dış cephe, taşıyıcı unsurlar ve tarihî yüzeyler üzerinde koruma uygulamaları gerçekleştiriliyor.
Restorasyon sırasında yapının ibadete ve ziyarete açık tutulması için aşamalı çalışma yöntemi uygulanıyor. Kubbe bölümünde planlanan işlemler için yapının üzerinde koruyucu geçici bir sistem kurulması, çalışmaların hava koşullarından etkilenmeden yürütülmesi ve iç mekândaki mozaiklerin korunması hedefleniyor.
Ziyaret ve ibadet dengesi nasıl korunuyor?
Ayasofya’nın aynı anda hem aktif cami hem de tarihî ziyaret alanı olması, mekân yönetimini diğer müzelerden farklı hale getiriyor. Namaz saatleri, ziyaret güzergâhları, güvenlik kontrolleri ve eserlerin korunması birlikte planlanıyor.
Yoğun dönemlerde ziyaretçi akışının düzenlenmesi, tarihî zemin ve yüzeylere temasın azaltılması ve yapı içindeki nem oranının kontrol altında tutulması önem taşıyor. Restorasyon sürecinde bazı bölümlerin geçici olarak sınırlandırılması mümkün.
Önümüzdeki dönemde ne bekleniyor?
Ayasofya’nın ziyaretçi sayısının İstanbul’a gelen yabancı turist sayısına paralel biçimde artmaya devam etmesi bekleniyor. Bu artış, yapının korunmasına ayrılan kaynakların ve ziyaretçi yönetimi uygulamalarının daha da geliştirilmesini gerektirecek.
Yetkililerin önceliği, tarihî yapının taşıyıcı güvenliğini güçlendirmek ve özgün mimari unsurlarını gelecek kuşaklara aktarmak. Altı yılda ulaşılan 30 milyonluk ziyaretçi sayısı, Ayasofya’nın hem Türkiye hem de dünya kültür mirası açısından taşıdığı önemin güçlü bir göstergesi oldu.
Yoğun ziyaret tarihî yapıyı nasıl etkiliyor?
Günde binlerce kişinin aynı mekâna girmesi, iç ortam sıcaklığı, nem, toz ve zemin aşınması üzerinde etki oluşturabiliyor. Tarihî yapılarda ziyaretçi sayısı kadar ziyaret akışının düzenlenmesi ve hassas bölümlere temasın sınırlandırılması da önem taşıyor.
Ayasofya’nın büyük kubbesi, yarım kubbeleri, mozaikleri, hat levhaları ve farklı dönemlerden kalan mimari unsurları aynı koruma programı içinde ele alınıyor. Her unsurun malzemesi ve bozulma riski farklı olduğu için restorasyon işlemleri uzman ekiplerin gözetiminde aşamalı biçimde yürütülüyor.
Restorasyon sırasında yapı kapanacak mı?
Şu ana kadar açıklanan yaklaşım, ibadet ve ziyaretin bütünüyle durdurulması yerine çalışmaların bölümler halinde sürdürülmesi yönünde. Ancak güvenlik gerektiren aşamalarda bazı güzergâhlar veya alanlar geçici olarak kapatılabilir.
Kubbe ve üst örtüde yapılacak işlemler için kurulacak geçici koruyucu sistem, yağmur ve rüzgâr gibi dış koşulların çalışmaları aksatmasını önlemeyi amaçlıyor. Aynı sistemin iç mekândaki tarihî yüzeyleri olası toz ve parçacıklardan koruması planlanıyor.
Ayasofya turizm açısından neden özel?
Ayasofya, tek başına ziyaret edilen bir anıt olmanın ötesinde İstanbul Tarihî Yarımada rotasının merkezinde yer alıyor. Ziyaretçilerin büyük bölümü aynı gün Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı ve çevredeki müzeleri de geziyor.
Bu yoğunluk, bölgedeki esnaf ve turizm işletmeleri için ekonomik hareketlilik oluştururken ulaşım ve kalabalık yönetimi ihtiyacını artırıyor. Özellikle yaz ayları, bayramlar ve cuma günlerinde ziyaret planının namaz saatleri dikkate alınarak yapılması gerekiyor.
Önümüzdeki dönemde restorasyonun ilerleyişi ve ziyaret düzenlemeleri, Ayasofya’nın hem ibadet işlevini hem de kültürel miras niteliğini koruyacak biçimde güncellenebilir. Yeni uygulamalar duyurulduğunda ziyaretçilerin güncel kuralları kontrol etmesi önem taşıyacak.
Buğday Fiyatları 2 Yılın Zirvesine Çıktı: Kile Fiyatı 7,0850 Doları Gördü
Tesla'nın Geliri Arttı, Kârı İkinci Çeyrekte Düştü
Merkez Bankalarının Altın Talebinde Rekor Beklenti
TSK'nın Somali'deki Görev Süresi 2 Yıl Daha Uzatıldı
Galatasaray Mario Lemina'nın Sözleşmesini 2028'e Kadar Uzattı
Tuna Nehri 30 yılın en düşük seviyesinde
Rusya-Ukrayna savaşında karşılıklı saldırılar sürüyor
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.