TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda görüşülen öğrenci affı düzenlemesinde önemli bir kapsam genişlemesi yaşandı. CHP'nin verdiği önergenin kabul edilmesiyle, daha önceki öğrenci aflarından yararlandığı halde eğitimini tamamlayamayanlar da yeni af kapsamına alındı. Değişikliği duyuran CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, eğitim hakkının "siyasi tercihlere göre sınırlandırılamayacağını" belirterek, gerçek bir affın "eğitimini tamamlamak isteyen herkese fırsat sunması" gerektiğini söyledi.

Bu değişiklik, önceki af dönemlerinde üniversiteye dönen ancak çeşitli nedenlerle yeniden ilişiği kesilen veya mezuniyeti yetiştiremeyenlerin durumunu netleştirmesi bakımından kritik önem taşıyor. Önceki uygulamalarda "bir aftan yararlanan ikinci aftan yararlanamaz" tartışması, çok sayıda başvurunun reddedilmesine yol açmıştı.

Türkiye'nin af geçmişi: 2018 ve 2022

Yükseköğretimde af, Türkiye'de yeni bir uygulama değil. En kapsamlı düzenlemelerden biri 2018'de 7143 sayılı Kanun'la yapılmıştı: 18 Mayıs 2018'e kadar ilişiği kesilen herkes başvurabilmiş, başvurular 18 Eylül 2018'e kadar alınmış; hazırlıktan doktoraya, TUS ve DUS dahil tüm kademeleri kapsayan düzenlemeden yaklaşık 680 bin kişinin yararlanabileceği açıklanmıştı.

İkinci büyük af 2022'de 7417 sayılı Kanun'la geldi. 5 Temmuz 2022'de Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle 2547 sayılı Kanun'a geçici 83. madde eklenmiş, YÖK uygulama usul ve esaslarını ayrıca yayımlamıştı. Ancak sektör verilerine göre bu aftan fiilen yararlananların sayısı 40 bin civarında kaldı. Uzmanlar, düşük katılımın nedenleri arasında ekonomik koşulları, yaş ilerledikçe azalan motivasyonu ve bölümlerin müfredat değişiklikleri nedeniyle intibak zorluklarını sayıyor.

Komisyonda tartışmalar sert geçti

Teklifin komisyon görüşmelerinde muhalefet partileri, affı desteklemekle birlikte paketin diğer maddelerine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Görüşmelerde CHP, DEM Parti, Yeni Yol, MHP ve AK Parti'den milletvekilleri söz aldı; eğitim sisteminin 27,5 milyon yurttaşı kapsadığı, 100 bine yakın ücretli öğretmen bulunduğu gibi veriler tartışmalarda öne çıktı. Muhalefet; affın yanı sıra barınma, burs ve harç yükleri gibi öğrencilerin okulu bırakmasına yol açan yapısal sorunların da çözülmesi gerektiğini savundu.

YÖK Başkanı Erol Özvar ise komisyonda; kontenjan planlamasına, 67 yaş sınırı nedeniyle emekli olmak zorunda kalan akademisyenlere tanınacak iki yıllık sözleşme imkânına ve teknoloji transfer ofislerinin güçlendirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Neden bu kadar çok öğrenci okulu yarıda bırakıyor?

Af tartışmalarının arka planında, yükseköğretimde artan terk oranları var. Eğitim uzmanları; barınma ve yaşam maliyetlerindeki artışın, öğrencilerin okul yerine çalışmayı tercih etmesine yol açtığını, özellikle büyükşehirlerde kira yükünün aile desteği olmayan öğrenciler için taşınamaz hale geldiğini belirtiyor. Devamsızlık, başarısızlık ve harç borcu nedeniyle ilişik kesilmeleri de ekonomik tabloyla iç içe geçiyor. İkinci üniversite ve açıköğretim seçeneklerinin yaygınlaşması, örgün programlardan kopuşları artıran bir diğer etken. Bu nedenle muhalefet ve eğitim sendikaları, affın tek başına yeterli olmadığını; KYK burs ve kredi tutarlarının, yurt kapasitesinin ve kampüs olanaklarının da eş zamanlı iyileştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Öğrenciler ne bekliyor?

Af beklentisi özellikle pandemi ve ekonomik kriz döneminde eğitimini yarıda bırakanlar arasında yüksek. Üniversiteden ilişiği kesilenlerin havuzunun 1 milyonu aştığı tahmin edilirken, başvuru projeksiyonları 300 bine kadar uzanıyor. Aftan yararlanacaklar 2026-2027 eğitim-öğretim yılında derslere dönebilecek; başvurular kanunun yürürlüğünden itibaren 4 ay boyunca, ilişiğin kesildiği üniversitelere yapılacak.

Eğitim ekonomistleri, affın işgücü piyasasına da yansıması olacağını belirtiyor: Diploma şartı nedeniyle kariyer basamaklarında tıkanan on binlerce çalışanın lisans tamamlama ve mezuniyet imkânına kavuşması, kamu alımlarından özel sektör terfilerine kadar geniş bir alanda etki yaratabilir. Düzenlemenin Genel Kurul'da bu hafta ele alınması ve Meclis tatilinden önce yasalaşması bekleniyor; nihai kapsam, kabul edilecek madde metniyle kesinleşecek.

Üniversiteler cephesinde ise hazırlıklar şimdiden konuşulmaya başlandı. Önceki af dönemlerinde başvuruların büyük bölümü sürecin son haftalarına yığılmış, öğrenci işleri birimlerinde yoğunluk yaşanmıştı. YÖK'ün bu kez başvuru ve intibak süreçlerini büyük ölçüde e-Devlet üzerinden yürütecek dijital bir altyapı kurması bekleniyor. Kanun yürürlüğe girdiğinde adayların resmi duyuruları yalnızca YÖK ve ilgili üniversitelerin kurumsal kanallarından takip etmesi, sosyal medyada dolaşan tarih ve şart iddialarına itibar etmemesi öneriliyor.