ABD’de TikTok çocuk güvenliği tartışmalarında, davalara yansıdığı belirtilen çalışan ifadeleri öne çıkıyor. Anlatımlarda, güvenlik kaygılarının yönetime bildirildiği ileri sürülüyor. Şirket ise suçlamaların seçilmiş ifadelerle oluşturulduğunu ve koruma çalışmalarını yanlış yansıttığını savunuyor.
Canlı yayınlar ve ebeveyn araçları hakkında uyarılar
Çalışan anlatımlarına göre yöneticilere, küçüklerin canlı yayınlarda istismar riskiyle karşılaşabildiği bildirildi. Şirketin, çocukların bulunduğu yayınlardan gelir sağlayabildiği de iddia ediliyor. Bu anlatımların mahkemede kesinleşmiş bulgular olduğu ileri sürülmüyor.
Yaş denetimi açısından, Google, Facebook veya Instagram hesabıyla kaydın korumaları aşmaya imkân verebildiği öne sürülüyor. Bir bağlantı üzerinden ebeveynin Aile Eşlemesi kontrolünden çıkılabildiği de iddialar arasında. Çalışanlar, bu eksikliklerin yönetime aktarıldığını belirtiyor.
Öneri sistemindeki testler de iddialar arasında
Aktarılan belgelerde, eski güvenlik yöneticisi Eric Han’ın 2020 tarihli raporunda hassas içeriklerin arka arkaya önerilmesine ilişkin riskleri değerlendirdiği belirtiliyor. Tekrarlayan önerileri azaltmak için 2021’de sunulan bir korumanın, test sırasında milyonlarca kullanıcıya uygulanmadığı da New York’taki davanın belgelerinde iddia ediliyor. Bu testin etkilerine ilişkin anlatımlar, kanıtlanmış bir nedensellik sonucu olarak sunulmuyor.
TikTok’un yanıtı ve açıkladığı korumalar
Şirket sözcüsü, davacıların ifadeleri seçici biçimde kullandığını savunuyor. TikTok, güvenlik faaliyetlerine milyarlarca dolar ayırdığını ve genç hesaplarına yönelik 50’den fazla koruma ayarı sunduğunu belirtiyor. Şirketin güvenlik yatırımlarına ilişkin kurumsal açıklamaları da aynı yaklaşımı vurguluyor.
TikTok’un 16 Ocak 2026 tarihli Avrupa açıklamasında, yaş güvencesi için birden çok denetim yönteminin birlikte kullanıldığı anlatılıyor. Şirket, kayıt sırasında verilen doğum tarihiyle tahmini yaş aralığı uyuşmazsa hesabın bir moderatör tarafından incelenebildiğini bildiriyor. Bu yöntemin amacı, kullanıcıyı yaşına uygun deneyime yerleştirmek olarak açıklanıyor.
Aynı duyuruya göre doğrudan mesajlaşma için en az 16 yaş şartı uygulanıyor. 18 yaşın altındaki hesaplarda günlük süre varsayılan olarak 60 dakikayla sınırlandırılıyor; yatma saatinden sonra bildirim gönderilmiyor. Şirket, gençler için uygun olmadığını belirlediği içerikleri de filtrelediğini söylüyor. Bunlar şirketin açıkladığı korumalar; iddia edilen bütün açıkların giderildiğine dair bağımsız bir sonuç oluşturmuyor.
Aile Eşlemesi hakkındaki 30 Temmuz 2025 duyurusu ise ebeveynin içerik tercihlerine ilişkin görünürlüğünü artıran araçları anlatıyor. Belirli hesapları engellemeye yönelik seçeneğin ilk aşamada Avrupa’da sunulacağı belirtilmişti. Genç kullanıcı engelin kaldırılmasını isteyebilse de son tercih ebeveyne bırakılıyor.
Hukuki süreçteki taleplerin arka planında, New York Başsavcılığının 8 Ekim 2024’te duyurduğu davalar bulunuyor. Başsavcılık, koruma vaatlerinin yanıltıcı olduğu iddiasıyla uygulamaların değiştirilmesini ve mali yaptırımlar uygulanmasını istiyor. Şirket, kendisine yöneltilen suçlamalara karşı çıkıyor.

TikTok için erişim şikâyetleri: Küresel çökme doğrulanmadı
Meta TikTok reklamlarını 7 ülkede yasakladı: Türkiye listede yok
Memişoğlu: Sağlıkta Hasta ve Çalışan Hakları Tek Çatıda Toplanacak
IMF’den Küresel Finans Uyarısı: Yapay Zeka, Tahvil ve Siber Riskler
Elon Musk, ABD'deki Her Çocuğa bir Spacex Hissesi Verecek
Sanal Medya Düzenlemesi 1 Kasım'da Yürürlüğe Girecek
OpenAI güvenlik testlerini geçemeyen GPT-6.1 Astra’yı yayımlamayacak
Yorumlar
Henüz yorum yok.
İlk yorumu siz yazın →