Yargıtay, 1 Eylül 2023’ten önce açılan kat mülkiyeti davalarında arabuluculuk şartının geriye yürütülemeyeceğine hükmetti.

Yargıtay kat mülkiyeti davaları için emsal karar verdi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk uygulamasının hangi tarihten itibaren geçerli olduğuna ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı.

Daire, 1 Eylül 2023 tarihinden önce açılmış davaların, arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle usulden reddedilemeyeceğine karar verdi.

Karar, 4 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Arabuluculuk şartı 1 Eylül 2023’ten önceki davalara uygulanmayacak

Yargıtay kararında, 7445 sayılı Kanun ile Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı haline getirildiği hatırlatıldı.

Ancak bu düzenlemenin 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girdiğine dikkat çekildi.

Buna göre:

  • 1 Eylül 2023’ten önce açılmış davalarda zorunlu arabuluculuk şartı aranmayacak.

  • Bu tarihten önce açılan bir dava yalnızca arabulucuya gidilmediği gerekçesiyle reddedilemeyecek.

  • Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki uyuşmazlıklarda ise ilgili dava şartları uygulanacak.

Karara konu dava 2022 yılında açıldı

Emsal karara konu dosya, Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/300 esas ve 2023/1212 karar sayılı dosyası oldu.

Uyuşmazlık, Ankara’nın Keçiören ilçesindeki bir dairede 29 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen su hasarı sonrasında başladı.

Sigorta şirketi, binanın ortak giderindeki tıkanma nedeniyle geri tepen suların sigortalının dairesine zarar verdiğini ve bu kapsamda 10 bin 720 TL tazminat ödediğini belirtti.

Şirket, ödediği bedelin kat maliklerinden tahsili için icra takibi başlattı.

İcra takibine itiraz edilince dava açıldı

Borçluların icra takibine itiraz etmesi üzerine sigorta şirketi;

  • İtirazların iptal edilmesi,

  • Duran icra takibinin devam etmesi,

  • Davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesi

talebiyle dava açtı.

Davalılar ise su tıkanıklığının binanın ortak alanından kaynaklandığının kesin olmadığını savunarak davanın reddini istedi.

Sulh Hukuk Mahkemesi davayı usulden reddetti

Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davayı usulden reddetti.

Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, dosyanın kanun yararına temyizen incelenmesi talebinde bulundu.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin değerlendirmesini hukuka aykırı buldu.

Yargıtay neden bozma kararı verdi?

Yargıtay, somut davanın 11 Ağustos 2022 tarihinde açıldığına dikkat çekti.

Kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuğa ilişkin düzenleme ise 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girdi.

Bu nedenle dava açıldığı tarihte zorunlu arabuluculuk şartının bulunmadığına hükmedildi.

Yargıtay, sonradan yürürlüğe giren dava şartının daha önce açılmış bir davaya uygulanamayacağını belirterek, arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle verilen ret kararını hukuka aykırı buldu.

Görev konusu da kararda ele alındı

Yargıtay kararında mahkemelerin görevine ilişkin önemli bir değerlendirme de yapıldı.

Daire, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve taraflar ileri sürmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Mahkemenin uyuşmazlıkta ticaret mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varması halinde ise görevsizlik kararı vermesi gerektiği ifade edildi.

Yerel mahkeme kararı kanun yararına bozuldu

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebini kabul etti.

Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı “sonuca etkili olmamak üzere” kanun yararına bozuldu.

Kararın 8 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle alındığı belirtildi.

Yargıtay kararının önemi ne?

Karar, kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuğun başlangıç tarihine ilişkin uygulamayı netleştiriyor.

1 Eylül 2023’ten önce açılan kat mülkiyeti davalarında, arabuluculuğa başvurulmamış olması tek başına davanın usulden reddedilmesine gerekçe oluşturamayacak.

Kararın doğrudan etkisi, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve benzer şekilde arabuluculuk şartı tartışılan davalar açısından önem taşıyor.