Küresel buğday fiyatları, arz ve lojistik endişelerinin etkisiyle son iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören buğdayın kile fiyatı 7,0850 dolara yükselerek Mayıs 2024'ten bu yana görülen en yüksek değeri kaydetti.

Fiyat daha sonra 7,03 dolar civarında dengelendi. Buğdayın kile fiyatındaki artış, 2025 yıl sonuna göre yüzde 38'i aştı.

Yükselişte Karadeniz'deki tahıl sevkiyatının aksayabileceğine ilişkin endişeler, ABD ve Avrupa'daki olumsuz hava koşulları, Rusya'nın rekolte tahminlerindeki düşüş ve gübre maliyetlerindeki artış etkili oldu.

Karadeniz'deki riskler fiyatları yükseltti

Rusya ve Ukrayna, dünya buğday ihracatında önemli paya sahip iki ülke. Bu ülkelerden yapılan sevkiyatta yaşanabilecek aksama, küresel piyasada kısa sürede fiyat artışına yol açabiliyor.

Rusya'nın Azak Denizi ve Kavkaz limanlarındaki erişim kısıtlamaları, ihracat kapasitesine ilişkin endişeleri artırdı. Ukrayna'nın Karadeniz kıyısındaki liman altyapısına yönelik saldırılar da tahıl akışının güvenliği konusunda yeni risk oluşturdu.

Limanların zarar görmesi veya gemi hareketlerinin yavaşlaması, taşıma süresini ve sigorta maliyetlerini yükseltiyor. Bu maliyetler ürün fiyatlarına doğrudan yansıyabiliyor.

Rusya'da hasat beklentisi düşürüldü

Rusya'nın 2026-2027 sezonuna ilişkin buğday hasadı beklentisi, güney bölgelerde verim düşüşü ve ekim alanlarının daralması nedeniyle aşağı çekildi.

Rusya'daki üretim tahminleri, ülkenin dünya pazarındaki ihracat payı nedeniyle yakından izleniyor. Rekoltenin beklentilerin altında kalması, ihracat kısıtlaması veya vergi artışı ihtimalini gündeme getirebilir.

Piyasa katılımcıları, Rusya'nın yeni sezon ihracat politikası ve liman kapasitesine ilişkin açıklamalarını fiyatlamaya devam ediyor.

ABD'de kuraklık ve ekim alanı sorunu

ABD'nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklık, buğday üretimine ilişkin kaygıları güçlendirdi. Bazı bölgelerde ekim alanlarının tarihi düşük seviyelere gerilemesi, arzın artan talebe karşı yeterli olup olmayacağı sorusunu gündeme taşıdı.

Kurak hava, bitkinin gelişim döneminde verimi ve ürün kalitesini düşürebiliyor. Yağışların yetersiz kalması hâlinde hasat tahminleri yeniden aşağı yönlü güncellenebilir.

ABD Tarım Bakanlığının haftalık ürün durumu ve rekolte raporları, önümüzdeki dönemde fiyatların yönü açısından belirleyici olacak.

Fransa ve Avustralya'da hava riski

Avrupa'nın önemli buğday üreticilerinden Fransa'da etkili olan sıcak hava dalgası, yumuşak buğday rekoltesinin azalabileceğine ilişkin beklentileri artırdı.

Avustralya'da ise El Niño kaynaklı daha az yağışlı ve kurak koşulların üretimi olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyor. Avustralya'nın Asya pazarlarına yaptığı ihracat, bölgesel tahıl fiyatları üzerinde güçlü etkiye sahip.

Dünyanın farklı üretim bölgelerinde aynı dönemde yaşanan hava sorunları, arz riskinin tek bir ülkeyle sınırlı kalmadığını gösteriyor.

Gübre maliyetleri neden yükseliyor?

Buğday fiyatlarındaki artışın bir diğer nedeni, enerji ve lojistik maliyetlerinin gübre piyasasına yansıması oldu.

Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik gerilim, enerji ve ham madde sevkiyatında aksama ihtimalini artırdı. Doğal gaz, azotlu gübre üretimindeki en önemli maliyet kalemlerinden biri.

Gübre fiyatlarının yükselmesi, çiftçilerin kullanım miktarını azaltmasına veya üretim maliyetini ürün fiyatına yansıtmasına neden olabilir.

Türkiye'ye etkisi ne olabilir?

Küresel buğday fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'de un, ekmek, makarna ve yem maliyetleri üzerinden gıda fiyatlarını etkileyebilir.

Türkiye önemli miktarda buğday üreten bir ülke olmakla birlikte un ve makarna ihracatı için ithal buğday da kullanıyor. Dünya fiyatları ve döviz kuru, ithalat maliyetinin temel belirleyicileri arasında bulunuyor.

Yerli hasadın miktarı, Toprak Mahsulleri Ofisinin alım ve stok politikası ile ithalat düzenlemeleri, fiyat artışının iç piyasaya ne ölçüde yansıyacağını belirleyecek.

Gıda enflasyonu riski

Buğday, çok sayıda temel gıda ürününün ana girdisi olduğu için fiyatındaki yükseliş geniş bir ürün grubunu etkileyebiliyor.

Un maliyetindeki artış ekmek ve fırın ürünlerine, yem fiyatlarındaki artış ise et, süt ve yumurta maliyetlerine yansıyabilir.

Ancak küresel fiyat artışının tüketiciye geçişi ülkelerin stok düzeyi, kur politikası, vergi uygulamaları ve üretim miktarına göre farklılaşıyor.