Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonunun 2026 Genişleme Paketi kapsamında hazırladığı Türkiye Raporuna 4 Kasım 2026 tarihli açıklamayla yanıt verdi. Bakanlık, raporun Avrupa Birliğinin (AB) Türkiye'ye karşı "ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu" yeniden gözler önüne serdiğini bildirdi.

Açıklamada raporun siyasi ve hukuki bölümlerine itiraz edildi. Bakanlık ise ekonomiye ilişkin bazı tespitleri olumlu karşıladı ve Gümrük Birliğinin güncellenmesi talebini yineledi.

Siyasi kriterler ve yargı alanındaki iddialara ret

Bakanlık, raporda özellikle siyasi kriterler, yargı ve temel haklar başlıklarında yer alan değerlendirmeleri "mesnetsiz iddialar" olarak niteledi ve reddetti.

Reklamlar

Bakanlığa göre bu ithamlar, bazı AB yetkililerinin "çifte standartlı yaklaşımının ve tutarsız, inandırıcılığını yitirmiş zihniyetinin" yansımasıdır.

Bakanlık Kıbrıs ve Doğu Akdeniz değerlendirmelerine ne yanıt verdi?

Bakanlık, raporda son yıllarda olduğu gibi Yunanistan ile Kıbrıs Rum tarafının "maksimalist tezlerinin" savunulduğunu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Türkiye'nin meşru haklarının ve çıkarlarının yine dikkate alınmadığını belirtti. AB'nin Kıbrıs konusunda Rum tarafının tutumunu kayıtsız şartsız benimsemeyi sürdürdükçe çözüme katkı sağlayamayacağı da hatırlatıldı.

Doğu Akdeniz bölümüne ilişkin değerlendirmelerin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine bütünüyle aykırı olduğu vurgulandı. Bakanlık, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası'na yönelik ifadelerin de hiçbir hükmü bulunmadığını kaydetti.

Ekonomi ve savunma alanındaki tespitler olumlu karşılandı

Bakanlık, raporda yer alan şu tespitleri önemli bulduğunu açıkladı:

  • Ekonomik ve parasal politikalarda kaydedilen ilerleme
  • İyi işleyen piyasa ekonomisi
  • Birlik içindeki rekabet baskılarıyla baş edebilme kapasitesi

Türkiye'nin savunma ve güvenlik alanındaki rolüne, bağlantısallığa ve tedarik ile değer zincirlerinin dayanıklılığına yapılan atıflar da olumlu değerlendirildi. Bakanlık, raporda kayda geçen ekonomik ve ticari verilere dikkat çekerek Gümrük Birliğinin güncellenmesi beklentisini bir kez daha dile getirdi.

Türkiye AB'den hangi adımı bekliyor?

Bakanlık, Türkiye-AB ilişkilerinin dar siyasi hesaplar ve tek taraflı yaklaşımlar yerine ortak çıkarlar ile uzun vadeli bir vizyon üzerinden şekillenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi doğrultusunda, karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyet temelinde ilişkileri geliştirmeye hazır olduğu ifade edildi.

Açıklamada AB'den, son dönemde artan diyaloğu Türkiye'nin üyelik perspektifini güçlendirecek somut kararlara dönüştürmesi ve "ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi" göstermesi beklendiği bildirildi.