Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı verilere göre, 2024 yılında güvenlik birimine gelen veya getirilen çocuk sayısı 612 bin 651 olarak kayıtlara geçti. Bu çocukların büyük bölümü suç mağduru olarak ya da bilgisine başvurulmak üzere birimlere gelirken, bir kısmı da resmî ifadeyle "suça sürüklenen çocuk" olarak işlem gördü.

Rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 9,8 artışa işaret ediyor ve çocukların güvenlik birimleriyle temasının hangi nedenlerle arttığını görünür kılıyor. Veriler yalnızca bir suç istatistiği değil; koruma, önleme ve sosyal politika alanlarında nerede eksik kalındığını gösteren bir erken uyarı niteliği taşıyor.

Çocuklar güvenlik birimlerine hangi nedenlerle geldi?

TÜİK'in sınıflandırmasında çocuklar birimlere farklı statülerde geliyor. En büyük grubu, kendisi suçtan zarar gören ya da benzeri nedenlerle gelen mağdur çocuklar oluşturuyor.

  • Mağdur çocuk: 279 bin 620 (toplamın yaklaşık yüzde 45,6'sı)
  • Suça sürüklenen çocuk: 202 bin 785
  • Bilgisine başvurulan veya danışma amacıyla gelen: 96 bin 438
  • Kaybolup daha sonra bulunan çocuk: 18 bin 561
  • Kabahat şüphesiyle işlem gören: 8 bin 729
  • Diğer nedenler: 6 bin 518

Bu tablo, güvenlik birimine gelen her çocuğun bir "fail" olmadığını açıkça gösteriyor. Çocukların yarısına yakını, kendisi suçtan zarar gördüğü için sisteme dahil oluyor. Kaybolup bulunan 18 bin 561 çocuk ise ayrı bir takip başlığını oluşturuyor.

Suça sürüklenen çocuklarda en sık hangi olaylar görülüyor?

Suça sürüklenen 202 bin 785 çocuğun karıştığı olaylar arasında yaralama ilk sırada yer alıyor. TÜİK verilerine göre olay türlerinin dağılımı şöyle:

  • Yaralama: yüzde 40,4
  • Hırsızlık: yüzde 16,6
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı ve satışı: yüzde 8,2
  • Tehdit: yüzde 4,6
  • Genel tehlike yaratan suçlar: yüzde 4,2

Suça sürüklenen çocuk sayısındaki artış, bir önceki yıla göre yüzde 13,3 ile toplam artıştan daha yüksek gerçekleşti. "Suça sürüklenen çocuk" ifadesinin hukuki bir statü olduğunu, kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmediğini hatırlatmak gerekiyor. Bu çocukların önemli kısmı hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanıyor.

Mağdur çocukların karşılaştığı suçlar

Suç mağduru olan çocuklar arasında da en yaygın olay yaralama. Ancak cinsel suçlar ve insan ticareti gibi ağır kategoriler de dikkat çekici bir yer tutuyor.

  • Yaralama: yüzde 55,3
  • Cinsel suçlar: yüzde 10,8
  • İnsan ticareti: yüzde 9,5
  • Aile düzenine karşı suçlar: yüzde 8

Bu oranlar, mağdur çocuklara yönelik koruyucu mekanizmaların ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle cinsel suçlar ve insan ticareti başlıkları, güvenlik birimlerinin yanı sıra sağlık, sosyal hizmet ve adli makamların birlikte çalıştığı çok kurumlu bir müdahaleyi gerektiriyor.

Verilerin arka planı ve yıllık seyir

TÜİK, "Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri"ni her yıl açıklıyor ve bu seri, çocukların adli ve idari süreçlerle temasını izlemenin temel kaynağı sayılıyor. 2024 verileri, kurumun bu seride yayımladığı en güncel resmî sonuçları oluşturuyor.

Türkiye'de çocuklara ilişkin adli süreçler, 2005 yılında yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde yürütülüyor. Çocuk izlem merkezleri ve adli görüşme odaları gibi yapılar, mağdur çocukların ikinci kez örselenmesini önlemeyi amaçlıyor.

Toplam sayıdaki yüzde 9,8'lik artış; çocuk nüfusu ve kentleşmenin yanı sıra ihbar ile kayıt mekanizmalarının güçlenmesiyle de ilişkilendiriliyor. Bu nedenle 2024 sonuçları, tek yıllık değişimden çok önceki yılların serisiyle birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı hale geliyor.