Mardin'in Kızıltepe ilçesinde bir halı sahaya ait ücretli yüzme havuzunda boğulan 13 yaşındaki Orhan Dozen, kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Olay, 3 Ağustos 2026 akşam saatlerinde Atatürk Mahallesi Şenyurt yolu üzerindeki tesiste meydana geldi.

Havuzda hareketsiz halde fark edilen çocuk, sudan çıkarılarak Kızıltepe Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Doktorların uzun süren müdahalesine rağmen genç yaşta yaşamını yitiren çocuğa ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.

Havuzda yaşananlar

Olay, akşam saatlerinde ilçe merkezindeki bir spor tesisinin bünyesindeki yüzme havuzunda gerçekleşti. Havuzda bulunan Orhan Dozen'in bir süre sonra hareketsiz kaldığı fark edildi.

Çocuk, çevredekilerin girişimiyle sudan çıkarıldı ve ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye ulaştırıldı. Acil serviste yapılan tüm çabalara karşın çocuk kurtarılamadı.

Çocuğun havuzda ne kadar süre kaldığı ve boğulmanın nasıl geliştiği, adli incelemeyle netlik kazanacak. İlk belirlemelere göre olay anında havuz çevresinde bulunanlar duruma müdahale etmeye çalıştı.

LGS'de fen lisesini kazanmıştı

Yaşamını yitiren Orhan Dozen'in, bu yıl girdiği Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavının ardından Kızıltepe Fen Lisesi'ne yerleştiği öğrenildi. Yeni eğitim dönemine hazırlanan çocuğun ölümü, ailesi ve çevresinde derin üzüntüye yol açtı.

Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından cenaze ailesine teslim edildi. Orhan Dozen, Sanayi Mahalle Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Ailesi ve yakınları, genç yaşta kaybettikleri Orhan Dozen'in acısını yaşıyor.

Soruşturma başlatıldı

Yetkililer, çocuğun boğulmasına ilişkin bir soruşturma başlattı. Havuzda gerekli güvenlik önlemlerinin bulunup bulunmadığı, cankurtaran ya da görevli gözetiminin olup olmadığı gibi hususların incelenmesi bekleniyor.

Adli sürecin sonuçlanmasıyla olayın nasıl geliştiğine dair ayrıntıların netleşmesi öngörülüyor. Yetkili merciler, inceleme tamamlanana kadar kesin bir açıklama yapmadı.

Havuz işletmelerinde güvenlik yükümlülüğü

Yüzme havuzu işleten tesisler, mevzuat gereği belirli güvenlik standartlarını sağlamakla yükümlü. Bu standartlar arasında havuz derinliğinin görünür biçimde işaretlenmesi, uyarı levhalarının bulundurulması ve gerektiğinde cankurtaran görevlendirilmesi yer alıyor.

Denetimli ve gözetim altındaki havuzların, özellikle çocukların bulunduğu ortamlarda riski önemli ölçüde azalttığı biliniyor. Sağlık ve güvenlik uzmanları, işletmelerin bu yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesinin hayati olduğunu vurguluyor.

Yaz aylarında boğulma riski neden artıyor?

Boğulma vakaları, deniz, havuz, göl ve nehirlerde geçirilen zamanın arttığı yaz aylarında belirgin biçimde yükseliyor. Uzman hekimler, en yüksek risk grubunu çocukların, yüzme bilmeyenlerin ve denetimsiz sularda vakit geçirenlerin oluşturduğunu belirtiyor.

Boğulma, dünya genelinde çocuklarda önlenebilir ölüm nedenlerinin başında geliyor. Türkiye'de de her yaz deniz ve havuzlarda benzer olaylar yaşanıyor; bu durum su güvenliği konusunda farkındalığı yeniden gündeme getiriyor.

Boğulma çoğu zaman sanıldığı gibi gürültülü ve fark edilir biçimde gerçekleşmez. "Sessiz boğulma" olarak tanımlanan durumda kişi, çığlık atamadan ya da yardım isteyemeden kısa sürede su altında kalabiliyor. Uzmanlara göre sessiz boğulmanın başlıca belirtileri şunlar:

  • Başını su yüzeyinde tutmakta zorlanma
  • Su içinde dik pozisyonda, ilerleyemeden çırpınma
  • Çevreyle göz teması ve iletişim kuramama
  • Su yüzeyinde sessiz ve hareketsiz kalma

Bu belirtileri bilen bir gözlemcinin erken fark etmesi, boğulmanın ölümle sonuçlanmasını önleyebiliyor. Bu nedenle su kenarında sürekli ve dikkatli bir gözetim, uzmanların en çok üzerinde durduğu konu.

Havuz ve su güvenliği için öneriler

Uzman hekimler, özellikle çocuklu ailelerin su kenarında alması gereken önlemlere dikkat çekiyor. Boğulmanın saniyeler içinde geliştiği vurgulanarak şu öneriler paylaşılıyor:

  • Çocuklar su kenarında bir an bile gözetimsiz bırakılmamalı.
  • Yüzme bilmeyenler derin sulara girmemeli; kolluk veya can yeleği gibi ekipmanlar tercih edilmeli.
  • Mümkün olduğunda cankurtaran bulunan, denetimli alanlar seçilmeli.
  • Tekne gezileri ve su sporlarında can yeleği kullanılmalı.
  • Alkol etkisi altında suya girilmemeli.
  • Akıntılı ve yüzmeye uygun olmayan sulardan uzak durulmalı.

Uzmanlar ayrıca, çocukların bulunduğu havuzlarda bir yetişkinin gözlerini sürekli suya çevirmesi gerektiğini, telefon veya sohbet gibi dikkat dağıtıcı unsurların bu anlarda güvenliği tehdit ettiğini vurguluyor.

Çocuklara yüzme ve su güvenliği eğitimi

Uzmanlar, boğulma vakalarının önlenmesinde en etkili yöntemlerden birinin çocuklara erken yaşta yüzme öğretilmesi olduğunu belirtiyor. Yüzme bilen çocukların suda panik anını yönetmesi ve kendini güvenli alana çekmesi daha kolay oluyor.

Bununla birlikte yüzme bilmenin tek başına yeterli olmadığı, gözetimin her koşulda sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor. Deneyimli yüzücülerin bile kramp, yorgunluk veya akıntı gibi nedenlerle zorlanabildiği hatırlatılıyor. Bu nedenle yüzme eğitimi, gözetim ve güvenlik önlemleri birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendiriliyor.

Boğulma anında ilk müdahale nasıl yapılmalı?

Uzmanlar, boğulma vakalarında ilk dakikaların hayati önem taşıdığını belirtiyor. Kişi güvenli biçimde sudan çıkarıldıktan sonra bilinç ve solunum kontrolü yapılmalı; gerekiyorsa eğitimli kişilerce kalp masajı ve suni solunumu içeren kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) uygulanmalı.

Su altında kalma süresi uzadıkça beyin başta olmak üzere organların oksijensiz kalma riski arttığından, müdahalenin gecikmemesi büyük önem taşıyor. Bilinci kapalı ve solunumu durmuş kişilerde CPR, ambulans gelene kadar aralıksız sürdürülmeli.

Vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı ve profesyonel yardım beklenmeli. Hekimler, sudan çıkarılan kişide o an belirgin bir şikayet olmasa dahi mutlaka tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini hatırlatıyor.