Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 dönemine ilişkin enflasyon verilerini 3 Ağustos 2026 sabahı saat 10.00'da açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 1,78, yıllık bazda yüzde 31,75 arttı.

Yıllık enflasyonun Haziran ayındaki yüzde 32,11 seviyesinden yüzde 31,75'e gerilemesi, dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret etti. Aylık artış ise piyasa beklentisi olan yüzde 1,82'nin bir miktar altında kalarak, faiz indirimi beklentilerini destekleyen bir görünüm oluşturdu.

Rakamlar ne söylüyor?

TÜİK verilerine göre Temmuz ayında TÜFE'deki değişimler şöyle sıralandı:

  • Aylık TÜFE: yüzde 1,78
  • Yıllık TÜFE: yüzde 31,75
  • Yılbaşından (Aralık 2025) itibaren: yüzde 19,86
  • On iki aylık ortalamalara göre: yüzde 31,90

Yıllık oranın hem Haziran'a göre gerilemesi hem de tek haneli aylık artışın sürmesi, enflasyonun kademeli yavaşlama patikasında kaldığını gösterdi. Çekirdek göstergelerden C endeksi ise TÜİK'in açıklamasına göre yıllık yüzde 30,98, aylık yüzde 1,66 düzeyinde gerçekleşti.

Üretici fiyatları ne oldu?

Enflasyonun öncü göstergesi kabul edilen Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) de açıklandı. TÜİK verilerine göre Yİ-ÜFE Temmuz ayında aylık yüzde 1,52, yıllık yüzde 27,83 arttı.

Üretici enflasyonunun tüketici enflasyonunun altında seyretmesi, önümüzdeki aylarda TÜFE üzerindeki maliyet baskısının sınırlı kalabileceği yönünde bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Yİ-ÜFE'nin yılbaşından bu yana artışı yüzde 17,86, on iki aylık ortalaması ise yüzde 27,54 olarak kayıtlara geçti.

Hangi harcama grupları öne çıktı?

Aylık bazda en yüksek fiyat artışı sağlık grubunda yaşandı. TÜİK'in verileri, ana harcama gruplarındaki aylık değişimi şöyle ortaya koydu:

  • Sağlık: yüzde 10,74 (aylık en yüksek artış)
  • Ulaştırma: yüzde 2,59
  • Lokanta ve konaklama: yüzde 2,28
  • Gıda ve alkolsüz içecekler: yüzde 1,61

Yıllık bazda ise en çok artan grupların başında eğitim yüzde 44,18, sağlık yüzde 43,89 ve konut, su, elektrik, gaz yüzde 40,32 ile yer aldı. Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yıllık artış yüzde 37,53 olurken, bu grubun yıllık enflasyona katkısı 8,94 puan olarak hesaplandı.

Sağlık grubundaki sıçrama, aylık enflasyonun beklentinin altında kalmasına rağmen belirli kalemlerdeki fiyat baskısının sürdüğünü gösterdi. Gıdanın manşet enflasyona katkısı ise hane bütçeleri açısından en belirleyici unsur olmayı sürdürdü.

Vatandaşa ve hane bütçesine etkisi

Manşet enflasyondaki gerilemeye rağmen, hanelerin en sık harcama yaptığı kalemlerdeki artış vatandaşın gündelik alım gücünü zorlamayı sürdürüyor. Gıda ve alkolsüz içeceklerdeki yıllık yüzde 37,53'lük artış ve bu grubun yıllık enflasyona 8,94 puanlık katkısı, dar ve sabit gelirli haneler açısından en ağır kalem olmaya devam ediyor.

Barınma tarafında da tablo benzer. Konut, su, elektrik ve gaz grubundaki yüzde 40,32'lik yıllık artış, hem ev sahibi hem de kiracı haneler için zorunlu giderleri yukarı çekiyor. Bu iki grubun manşetin belirgin üzerinde seyretmesi, ortalama enflasyonun düşse bile temel ihtiyaçlarını karşılayan kesimin hissettiği fiyat baskısının daha yüksek kalabileceği anlamına geliyor.

Sağlık ve eğitim gibi kalemlerdeki yüksek yıllık oranlar da orta vadede bütçe planlaması yapan haneler için ek bir yük oluşturuyor. Bu nedenle manşet rakamdaki iyileşme, farklı gelir gruplarının fiyat artışlarını aynı ölçüde hissetmediği bir tablonun üzerini örtebiliyor.

TCMB faizine ve piyasa beklentilerine etkisi

Aylık enflasyonun beklenti olan yüzde 1,82'nin altında kalması ve yıllık oranın gerilemesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim alanını genişleten gelişmeler olarak öne çıktı. Piyasalarda bu verinin, önümüzdeki dönemde para politikasında daha rahat bir görünüm sunabileceği yorumları yapıldı.

Gözler, TCMB Para Politikası Kurulu'nun (PPK) 10 Eylül 2026 tarihli toplantısına çevrildi. Beklentinin altında gelen enflasyon, faiz indirimine ilişkin tartışmaları güçlendirirken, sağlık ve eğitim gibi gruplardaki yapışkan artışların Merkez Bankası'nı temkinli kılabileceği de dile getiriliyor.