Yükseköğretim Kurulu (YÖK), yapay zekâ ve bilişim alanında son üç yılda 81 yeni program açıldığını ve 171 üniversitedeki toplam program sayısının 785'e ulaştığını açıkladı. Aynı dönemde bu alanlardaki kontenjanlar da önemli ölçüde artırıldı.
Adım, Türkiye'nin yapay zekâ çağında ihtiyaç duyacağı nitelikli insan kaynağını yetiştirme hedefinin bir parçası olarak öne çıkıyor. İlk mezunlarını veren programlarla birlikte, yükseköğretimde yapay zekâya dönük kapasite hızla genişliyor.
Kontenjanlar ne kadar arttı?
YÖK'ün açıklamasına göre, 2026-YKS kapsamında geleceğin mesleklerine yönelik programların eğitim kapasitesi genişletildi. Yapay zekâ ve bilişim temelli ön lisans programlarının kontenjanı 1.610'dan 6 bin 828'e çıkarılarak dört kattan fazla artırıldı.
- Lisans kontenjanı 2.355'ten 4 bin 420'ye yükseltildi.
- Yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarındaki eğitim kapasitesi yaklaşık yedi katına çıktı.
- Son üç yılda açılan yeni program sayısı 81 oldu.
Hangi yeni programlar açılıyor?
Bu yıl ilk kez öğrenci kabul edecek programlar, yapay zekânın farklı disiplinlerle birleştiğini gösteriyor. Ön lisans düzeyinde "yapay zekâ destekli web tasarımı ve kodlama", "yapay zekâ destekli tasarım ve animasyon", "dijital oyun teknolojileri" ve "mobil güvenlik teknolojileri" programları açılıyor.
Lisans düzeyinde ise "tarih ve yapay zekâ", "felsefe ve yapay zekâ" ile "işletme ve yapay zekâ" programları öğrenci alacak. Bu programlar, yapay zekânın yalnızca mühendislikle sınırlı kalmadığını; sosyal bilimler ve işletme gibi alanlarla da iç içe geçtiğini ortaya koyuyor.
Yapay Zeka ve Veri Okulu
Örgün programların yanı sıra, ilk yılında yaklaşık 30 bin sertifikalı mezun veren Yapay Zeka ve Veri Okulu da kapasiteyi güçlendiriyor. Bu yapı, üniversite eğitiminin dışında da yetkinlik kazanmak isteyenlere alan açıyor.
YÖK Başkanı Erol Özvar, son üç yılda atılan adımlarla yapay zekâ alanında güçlü bir eğitim altyapısı oluşturulduğunu ve ilk mezunların verildiğini belirtti. Özvar, hedefin Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak insan kaynağını yetiştirmek olduğunu vurguladı.
Yapay zekânın sanayiden sağlığa, finanstan güvenliğe kadar birçok sektörde yaygınlaşması, bu alanda yetişmiş uzman ihtiyacını artırıyor. Dünya genelinde üniversiteler, müfredatlarını hızla bu dönüşüme göre güncelliyor.
Türkiye'de de yükseköğretim sistemi, dijital dönüşüm ve geleceğin meslekleri doğrultusunda yeniden yapılandırılıyor. Program çeşitliliğinin artması, öğrencilere farklı ilgi alanlarına göre seçenek sunuyor.
Yapay Zekâ Okuryazarlığı 11 İlde Başladı
TEKNOFEST Yapay Zekâ Film Yarışması Başladı
Çin Öncülüğünde Yeni Yapay Zekâ Örgütü Kuruldu
ABD'de Veri Merkezlerine Karşı Protesto Dalgası
Apple, Kısa Süreliğine Nvidia'yı Geçti
e-Devlet'e Yapay Zekâ Asistanı Geliyor
KOSGEB'den Girişimlere 5 Milyon TL Yapay Zekâ Kredisi
0 Yorum
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.