Türkiye'nin Japonya ve 10 Avrupa ülkesiyle birlikte yer aldığı "Gerçek Dünya Uygulamaları için Yapay Zekâ Destekli Robotik" ortak çağrısında başvurular için son bir haftadan az süre kaldı. Uluslararası başvurular 22 Temmuz 2026 saat 10.00 (CET) itibarıyla kapanacak.

Çağrı, laboratuvar koşullarında değil; dinamik, yapılandırılmamış ve insan merkezli gerçek ortamlarda çalışabilen otonom sistemler ile akıllı robotik teknolojilerini hedefliyor. Türkiye ayağını TÜBİTAK koordine ediyor.

Türkiye'den başvuracaklar için iki ayrı takvim

Süreç iki aşamalı işliyor ve tarihleri karıştırmak başvuruyu geçersiz kılabilir:

  • 22 Temmuz 2026, saat 10.00 (CET): Uluslararası başvuru son tarihi. Başvuruyu, konsorsiyum adına yalnızca proje koordinatörü tek seferde yapıyor.
  • 23 Temmuz 2026, saat 23.59 (TSİ): Türkiye'den başvuran ortakların TÜBİTAK'a yapması gereken ulusal ön başvurunun son tarihi.

Yani uluslararası başvuru tamamlansa bile ulusal ön başvuru yapılmadığında Türkiye'deki ortak destekten yararlanamıyor.

Konsorsiyum nasıl kurulacak?

Başvuruda bulunacak her proje konsorsiyumunun en az üç uygun ortaktan oluşması gerekiyor: biri Japonya'dan, ikisi çağrıya katılan iki farklı Avrupa ülkesinden. Proje süresi en fazla 36 ay olarak sınırlandırıldı.

Çağrıya Türkiye ve Japonya'nın yanı sıra Bulgaristan, Çekya, Estonya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Polonya, Slovakya ve İspanya'dan fonlayıcı kuruluşlar katılıyor. Proje önerilerinin İngilizce hazırlanması ve disiplinler arası bir yaklaşım içermesi isteniyor.

Destek tutarı ne kadar?

TÜBİTAK'ın açıkladığı üst limitler, kurum hissesi ve proje teşvik ikramiyesi hariç tutularak belirlendi:

  • Proje başına talep edilebilecek katkı: en fazla 145 bin avro
  • Yürütücü kuruluş başına yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları için: en fazla 100 bin avro
  • Yürütücü kuruluş başına özel kuruluşlar için: en fazla 145 bin avro

Çağrıya yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri, kamu kurum ve kuruluşları ile ticaret sicil belgesine sahip, Türkiye'de yerleşik sermaye şirketleri başvurabiliyor.

CONCERT-Japan nedir?

CONCERT-Japan, Avrupa ile Japonya arasında bilimsel ve teknolojik iş birliğini geliştirmek amacıyla kurulmuş bağımsız bir platform. Her yıl belirli bir tema etrafında ortak çağrı açıyor ve katılımcı ülkelerin fonlayıcı kuruluşları kendi ulusal ortaklarını destekliyor.

Bu yılın teması, yapay zekâ tartışmasının yönünü de yansıtıyor. Sektörde "fiziksel yapay zekâ" olarak adlandırılan alan, yani ekranda kalan modeller yerine fiziksel dünyada iş yapan robotik sistemler, yatırımcı ve kamu fonlarının yeni odağı hâline gelmiş durumda.

Türkiye açısından ne anlama geliyor?

Çağrı, Türkiye'deki araştırma gruplarına iki ayrı kazanım sunuyor. Birincisi doğrudan fon; ikincisi ve belki daha değerlisi, Japonya ve Almanya gibi robotik alanında güçlü ekosistemlere sahip ülkelerin araştırma grupları içinde yer alma imkânı.

Aynı dönemde TÜBİTAK'ın 1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı ve kamu kurumlarına yönelik 1007 çağrısı da açık durumda. Böylece ulusal ölçekli destekler ile uluslararası iş birliği kanalları eş zamanlı işletiliyor.

Proje süresi ve bütçe planlaması

Desteklenecek projelerin süresi en fazla 36 ay ile sınırlandırıldı. Bu, üç yıllık bir saha çalışmasının baştan planlanmasını gerektiriyor; kısa vadeli prototip çalışmaları için uygun bir çerçeve değil.

Değerlendirme sonuçlarının ne zaman açıklanacağına ilişkin bir takvim paylaşılmadığı için, başvuru yapacak grupların proje başlangıcını erken bir tarihe bağlamaması yerinde olur.

Çağrının asıl hedefi: kalıcı iş birliği

Çağrının açıklanan amacı yalnızca proje finanse etmek değil. Avrupalı ve Japon araştırmacılar arasındaki uluslararası hareketliliğin teşvik edilmesi ve sürdürülebilir, çok taraflı bir araştırma iş birliğinin kurulması hedefleniyor.

Bu nedenle konsorsiyum yapısı katı biçimde tanımlanmış durumda. Uluslararası başvuruyu konsorsiyum adına tek bir koordinatör yapıyor; yani koordinatörün takvimi kaçırması, tüm ortakları etkiliyor. Türkiye'den katılan grupların koordinatörle iletişimi son güne bırakmaması gerekiyor.

"Fiziksel yapay zekâ" neden gündemde?

Son iki yılda yapay zekâ tartışması ekrandan sahaya kaydı. Metin ve görsel üreten modellerin ardından, fiziksel dünyada iş yapan sistemler yani depo robotları, tarım makineleri, cerrahi asistanlar ve otonom denetim araçları öne çıktı.

Bu alanın zorluğu, kontrollü laboratuvar ortamının dışında çalışmak zorunda olması. Gerçek bir fabrika zemini, gerçek bir hastane koridoru ya da gerçek bir tarla; belirsiz, dağınık ve insan doludur. Çağrının "gerçek dünya uygulamaları" vurgusu tam da bu ayrımı işaret ediyor.

Hangi projeler öne çıkabilir?

Çağrı metni belirli bir sektör dayatmıyor; ancak insan merkezli ortamlarda çalışabilen otonom sistem vurgusu, bazı alanları doğal olarak öne çıkarıyor:

  • Üretim hattında insanla birlikte çalışan iş birlikçi robotlar
  • Sağlık kuruluşlarında lojistik ve bakım destek sistemleri
  • Tarım ve gıda üretiminde otonom saha araçları
  • Afet müdahalesi ve altyapı denetimi için akıllı robotik çözümler

Türkiye'nin savunma ve otomotiv sanayisinde biriken otomasyon deneyimi, bu başlıklarda konsorsiyum ortağı olarak değerlendirilebilecek bir zemin sunuyor.

Destek tutarı nasıl hesaplanıyor?

TÜBİTAK'tan talep edilen katkı, proje bütçesi ile destek oranının çarpılmasıyla bulunuyor. Yani üst limit, doğrudan alınacak tutar değil; tavan değer.

Kamu kurumları ve üniversiteler ile özel şirketler için farklı tavanların belirlenmiş olması, kâr amacı güden kuruluşların daha yüksek bütçeyle projeye katılabilmesine imkân tanıyor. Bütçe planlamasının bu ayrım dikkate alınarak yapılması gerekiyor.