Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Avrupa Birliği ortak finansmanıyla yürütülen "İnovasyonu Etkiye Dönüştürmek" temalı Rekabetçi Sektörler Programı IPA II Dönemi Kapanış Konferansı, Ankara'da JW Marriott Otel'de düzenlendi. Programın ikinci döneminde 23 ilde 43 projeye yaklaşık 260 milyon avro kaynak aktarıldığı açıklandı.

Konferansta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, son 23 yılda sanayi ve teknoloji alanında önemli bir gelişme kaydedildiğini belirtti. Türkiye'nin üretim altyapısı sayesinde Çin'den Orta Avrupa'ya uzanan geniş coğrafyada ürün ve pazar çeşitliliği bakımından öne çıkan ihracatçı ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Kacır, ülkenin uluslararası yatırımlar için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

IPA I ve IPA II döneminde neler yapıldı?

Kacır, programın ilk döneminde bölgesel kalkınmayı hızlandırmak ve KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmak amacıyla 43 ilde 46 projeye yaklaşık 500 milyon avro kaynak sağlandığını açıkladı. Bu kapsamda kurulan altyapılar şunlardan oluşuyor:

  • 10 iş geliştirme merkezi
  • 9 ortak kullanım üretim tesisi
  • 8 AR-GE ve yenilik merkezi
  • 3 lisanslı depo
  • 1 lojistik merkezi

Bakan Kacır'a göre bu yatırımlarla 20 binden fazla KOBİ modern üretim altyapılarıyla buluşturuldu ve yaklaşık 300 yeni işletmenin kurulmasına destek verildi. Ayrıca 14 binden fazla KOBİ'ye 1 milyar avroluk kredi hacmi oluşturulurken, girişimlere 50 milyon avroluk yatırım desteği sağlandı.

İkinci dönemde ise 23 ilde 43 projeye yaklaşık 260 milyon avro kaynak aktarıldı. Bu dönemde 25 AR-GE ve yenilik merkezi, 3 dijital dönüşüm merkezi, 8 ortak kullanım tesisi ve 3 test ve analiz merkezinden oluşan bir teknoloji altyapısı sanayinin, araştırmacıların ve üniversitelerin hizmetine sunuldu. Bu altyapılar yoluyla 1000'den fazla KOBİ ileri teknoloji imkanlarıyla buluşturuldu.

Teknoloji ve inovasyon alanında hangi sonuçlar elde edildi?

Üniversiteler, araştırma kuruluşları ve sanayiciler arasında 80'e yakın araştırma ortaklığı kuruldu. Bu iş birlikleri sayesinde 200'den fazla yenilikçi ürün ve prototip geliştirildi, 40 ürünün ticarileştirilmesinin önü açıldı. Merkezlerde yürütülen AR-GE çalışmalarıyla 40 patentin tescili de sağlandı.

  • 200'den fazla yenilikçi ürün ve prototip geliştirildi
  • 40 ürünün ticarileşmesi sağlandı
  • 40 patent tescil edildi

Ufuk Avrupa ve Dijital Avrupa Programı'nda Türkiye nerede?

Kacır, dünyanın en büyük sivil AR-GE programı olan Ufuk Avrupa kapsamında 2021'den bu yana Türk kuruluşlarının yer aldığı 992 projeyle 496 milyon avroluk fon desteği kazanıldığını söyledi. Türk kuruluşlarının 85 projede konsorsiyum koordinatörlüğü üstlendiği belirtildi.

COSME Programı kapsamında bugüne kadar toplam 243 bin 654 KOBİ finansal araç ve proje desteklerinden yararlandı. Türkiye'nin ulusal koordinatörlüğünü yürüttüğü Dijital Avrupa Programı ile sanayicilerin, girişimcilerin ve üniversitelerin kritik altyapılara erişimi sağlanırken, araştırmacılar Avrupa'nın önde gelen süper bilgisayar altyapılarında yaklaşık 100 milyon dolar değerinde hesaplama kapasitesinden ücretsiz yararlandı.

Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına katılan 8 konsorsiyum ise KOBİ'lerin, girişimcilerin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümünü hızlandırdı. IPA II kapsamında kurulan teknoloji ve inovasyon altyapıları da bu ağa entegre edilerek yatırımların sürdürülebilirliği güçlendirildi.

IPA III döneminde hangi öncelikler öne çıkıyor?

Kacır, IPA III döneminde imalat sanayisinin dijital dönüşümünü desteklemeyi, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği ve araştırma kapasitesini artırmayı hedeflediklerini açıkladı. Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu (TIDIP) için sağlanacak 5,7 milyon avroluk AB desteğinin, karbonsuzlaşma yatırımları için daha fazla finansman sağlanmasına katkı sunacağı belirtildi.

Bakan, AB'nin 2028-2034 mali dönemine yönelik Küresel Avrupa ve Avrupa Rekabetçilik Fonu çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi. Yeşil dönüşüm, dijital teknolojiler, sağlık, biyoteknoloji, savunma sanayisi ve uzay alanlarında Türkiye'nin kalkınma hedeflerinin Avrupa'nın yeni dönem öncelikleriyle uyum içinde olduğu ifade edildi.

Kacır, Türkiye'nin adaylık statüsünü ve Avrupa ekonomisiyle bütünleşmiş yapısını gözeten karşılıklı kazanımlara dayalı bir mali iş birliği modelinin hayata geçirilmesini beklediklerini belirtti. Program kapsamında başarılı olan proje sahiplerine ödülleri de bu konferansta takdim edildi.