Yapay zekâ altyapısına akan dev yatırım, artık hane bütçesine yansıyan bir maliyet kalemine dönüştü. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bölgesel ekonomik raporları, yapay zekâ altyapısı kuranların bellek çiplerini hızla tüketmesi nedeniyle oluşan kıtlığın tüketici elektroniği fiyatlarını yukarı ittiğini tespit etti.

Tablo yalnızca elektronikle sınırlı değil. Veri merkezi inşaatları; çelik, elektrik ekipmanı ve inşaat malzemesi talebini artırırken elektrik fiyatlarını da yukarı çekiyor. Bu, yapay zekâ tartışmasını teknoloji sayfalarından ekonomi sayfalarına taşıyan gelişme.

Rakamlar ne söylüyor?

Yapay zekâ altyapısına yönelik harcamanın ölçeği, geleneksel sanayi yatırımlarını gölgede bırakıyor:

  • Veri merkezlerine bu yıl yapılması beklenen küresel yatırımın 700 milyar doları aşması öngörülüyor.
  • Yalnızca dört büyük teknoloji şirketinin (Alphabet, Amazon, Meta ve Microsoft) 2026'da ağırlıklı olarak veri merkezlerine 720 milyar dolar yatırım yapması bekleniyor.
  • JPMorgan Chase ekonomistlerinin hesabına göre bazı bilgisayar bellek çiplerinin maliyeti, 2024 ile bu yılın sonu arasında yüzde 400'e varan oranda artmış olacak.

Bellek çipi, bir bilgisayarın ya da telefonun en temel bileşenlerinden biri. Fiyatı arttığında dizüstü bilgisayardan oyun konsoluna kadar tüm ürün grubu etkileniyor.

Fed raporları neyi tespit etti?

Fed'in bölgesel ekonomik değerlendirme raporlarında veri merkezi inşaatlarının imalat ve inşaat talebini sürüklediği kaydedildi. Bazı bölgelerde faaliyetin büyük bölümünün veri merkezi yatırımlarından geldiği, elektrik ekipmanı ve metal ürünlerine yönelik siparişlerin arttığı bildirildi.

Aynı raporlarda, yapay zekâ altyapısı kuran firmaların bellek çiplerini yoğun biçimde satın alması nedeniyle oluşan kıtlığın tüketici elektroniği fiyatlarını yükselttiği açıkça yer aldı. Fed'in Bej Kitap raporları yılda sekiz kez yayımlanıyor ve 12 bölgeden toplanan saha bilgilerine dayanıyor.

Enflasyona etkisi ne kadar?

Ekonomistlerin ortak tahmini, yapay zekâ yatırımlarının yıl sonuna kadar çekirdek tüketici fiyatlarını yaklaşık yarım puan yukarı çekeceği yönünde. Bu, 2021-2023 dönemindeki enflasyon şokuyla kıyaslanabilir bir sıçrama değil; ancak düşüş beklenen bir dönemde fiyatları yapışkan hâle getirmeye yetiyor.

Fed'in tercih ettiği ölçüme göre çekirdek enflasyon mayıs ayında yüzde 3,4 seviyesindeydi ve bankanın yüzde 2'lik hedefinin belirgin şekilde üzerinde. Merkez bankaları geçici fiyat artışlarını genellikle "görmezden gelir"; fakat art arda gelen geçici şoklar, kalıcı enflasyon beklentisi yaratma riski taşıyor.

Arz tarafında darboğaz büyüyor

Sorunun kısa vadede çözülmesini bekleyen yok. Bellek üreticisi SK Hynix'in CEO'su Kwak Noh-jung, sektörün 2027'de tarihinin en ağır arz sıkışıklığını yaşayacağını söyledi.

Kwak, agresif kapasite yatırımlarına rağmen müşteri talebinin şirketin üretim kapasitesini 2030'un ötesinde bile aşmaya devam edeceğini öngördü. Nvidia yönetimi de yapay zekâ belleğindeki kıtlığın birkaç yıl daha süreceğini belirtti. Yani fiyat baskısının 2027'de hafiflemesi değil, sertleşmesi bekleniyor.

Türkiye'ye yansıması ne olur?

Türkiye, bilgisayar ve akıllı telefon bileşenlerinde büyük ölçüde ithalata bağımlı. Bellek ve işlemci fiyatları küresel piyasada belirlendiği için buradaki artış, döviz kuru etkisiyle birleşerek raf fiyatlarına yansıyor.

Etki yalnızca tüketiciyle sınırlı değil. Yapay zekâ geliştiren yerli girişimler için GPU ve bulut hizmeti maliyeti aynı nedenle yükseliyor. KOSGEB'in yakın dönemde devreye aldığı yapay zekâ kredisi de tam olarak bu maliyet kalemini finanse etmeyi hedefliyor.

Bu yatırım ne kadar büyük?

Rakamı somutlaştırmak gerekirse: Yalnızca dört şirketin bir yılda veri merkezlerine ayırdığı bütçe, birçok orta ölçekli ülkenin yıllık millî gelirine yaklaşıyor. Bu ölçekte bir talep, tedarik zincirinin her halkasında fiyat etkisi yaratıyor.

Etkinin yayılma kanalı da net: Bellek çipi, işlemci, elektrik ekipmanı, çelik ve inşaat malzemesi. Yapay zekâ yatırımı artık yalnızca bir yazılım harcaması değil; fiziksel ekonominin talep tablosunu değiştiren bir kalem.

Elektrik faturası neden yükseliyor?

Veri merkezleri, yeni kurulan elektrik kapasitesinin giderek daha büyük bir bölümünü soğuruyor. Talep arttıkça, aynı şebekeden beslenen hanelerin ve sanayinin ödediği birim fiyat da yukarı yönlü baskı altına giriyor.

Bu, yapay zekânın en görünmez maliyet kalemi. Bir modelin eğitimi tamamlandıktan sonra bile, her sorgunun bir enerji karşılığı var ve bu yük şebekeye biniyor.

Arz açığı ne kadar sürecek?

Sektör tahminleri, sıkışıklığın kısa vadeli olmadığını gösteriyor. Küresel DRAM sektörünün en az 2028'in ikinci çeyreğine kadar arz açığında kalması bekleniyor.

Güney Kore hükümeti, SK Hynix ve Samsung Electronics'in katılımıyla ülkenin bellek çipi üretim kapasitesini beş yıl içinde ikiye katlamayı planlıyor. Ancak yeni fabrikaların devreye girmesi yıllar alıyor; bu nedenle kapasite artışının fiyatlara yansıması 2020'lerin sonunu bulabilir.

Balon mu, kalıcı dönüşüm mü?

Tartışmanın ekonomik özü şu soruda düğümleniyor: Bu yatırım dalgası verimlilik artışına dönüşecek mi?

Dönüşürse, bugünkü maliyet baskısı bir geçiş dönemi olarak kalır ve üretkenlik kazancıyla telafi edilir. Dönüşmezse, veri merkezi harcaması hem şirket bilançolarında atıl bir yatırım hem de tüketici sepetinde kalıcı bir yük olarak kalır. Merkez bankalarının geçici fiyat şoklarını görmezden gelme refleksi de bu ayrımda sınanacak. İzlenmesi gereken üç başlık var: bellek çipi fiyatlarının seyri, veri merkezi yatırımlarının 2027 bütçelerinde korunup korunmayacağı ve elektrik talebindeki artışın enerji fiyatlarına yansıması.

Yatırım dalgasının sonunda verimlilik artışı gelirse maliyet baskısı zamanla erir. Gelmezse, yapay zekâ altyapısı harcaması hem şirket bilançolarında hem tüketici sepetinde kalıcı bir yük olarak kalır. Fed'in bir sonraki bölgesel raporu, bu ayrımın hangi yöne evrildiğine dair ilk sinyalleri verecek.