Soğuk, buzlanma ve kış hastalıkları yaşlılar için aynı anda risk oluşturuyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yaşlıların, çocukların ve dolaşım sorunu olanların soğuğa karşı daha hassas olduğunu belirtiyor; alkol, sigara ve bazı ilaçlar da vücudun soğuğa duyarlılığını artırabiliyor. Resmî kurumların önerileri dört başlıkta toplanıyor.

1. Kat kat giyinin, hipotermi belirtilerini tanıyın

Sağlık Bakanlığı, tek kat kalın bir giysi yerine birkaç kat hafif giysi giyilmesini, baş, boyun ve ellerin bere, atkı ve eldivenle korunmasını öneriyor. Islanan giysiler vücudu hızla soğuttuğu için hemen kuru olanlarla değiştirilmeli. Ilık ya da sıcak içeceklerle yeterli sıvı almak ve beslenmeye özen göstermek de öneriler arasında.

Vücut sıcaklığının 35 derecenin altına düşmesi hipotermi olarak tanımlanıyor. Bakanlığa göre titreme; soluk, soğuk ve kuru cilt; cilt ve dudakların mavimsi görünmesi; konuşma bozukluğu; yavaş nefes alma ile yorgunluk ya da kafa karışıklığı başlıca belirtiler. Böyle bir durumda kişi hemen içeri alınmalı, ıslak giysileri çıkarılıp başı da örtülecek şekilde battaniyeye sarılmalı ve sıcak, alkolsüz bir içecek verilmeli. Bakanlık, kişinin yardım gelene kadar konuşturularak uyanık tutulmasını ve yanında mutlaka biri bulunmasını öneriyor.

Reklamlar

2. Buzlanmaya karşı adımlarınızı sağlama alın

AFAD, sıcaklığın sıfır ile eksi 10 derece arasında olduğu yerlerde yolların gözle görülmeyen şeffaf bir buz tabakasıyla kaplanabildiğini hatırlatıyor. Islak gibi görünen ama çok kaygan olan bu "siyah buz", özellikle köprü ve rampalarda tuzak oluşturuyor. Kurumun önerileri arasında kayma tehlikesine karşı dikkatli olmak, açık alanlarda uzun süre kalmamak, sıcaklık eksi 10 derece ve altına indiğinde mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamak ve ev önündeki kaldırımı tuzlamak yer alıyor. Sağlık Bakanlığı kalın tabanlı ayakkabı öneriyor. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü de yaşlılıkta düşme riskinin arttığını, taban kaymaz ayakkabı ve terlik kullanılmasını, üç ayaklı baston ya da yürütecin düşmeleri önlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor.

3. Evi sıcak tutun, sobayı güvenle kullanın

Dünya Sağlık Örgütü'nün konut ve sağlık rehberi, ılıman ve soğuk iklimlerde soğuk mevsimde genel nüfusun sağlığını korumak için 18 dereceyi güvenli ve dengeli bir ev içi sıcaklık olarak gösteriyor. Isınırken karbonmonoksit tehlikesi de unutulmamalı. Sağlık Bakanlığı'na göre renksiz ve kokusuz olan bu gaz baş ağrısı, bulantı ve baş dönmesine yol açıyor; uyku hâli de yaptığı için çoğu zaman fark edilmiyor. Bakanlık bacaların düzenli temizlenmesini, lodoslu havalarda soba yakılmamasını, yanan sobanın bulunduğu odada uyunmamasını, yatmadan önce ısıtıcıların söndürülmesini ve menfezlerin kapatılmamasını istiyor. AFAD da ilaca ya da cihaza bağlı tedavi görenlere ilaç ve cihazlarını önceden kontrol etmelerini öneriyor.

4. Grip ve zatürre aşısını aile hekiminize sorun

Sağlık Bakanlığı'nın Aşı Portalı'na göre 65 yaş ve üzerindekiler ile huzurevi ve bakımevlerinde kalanlar için grip aşısının bedeli, sağlık raporu aranmaksızın yılda bir kez karşılanıyor. Aşının koruyuculuğu yaklaşık 2 hafta sonra başlıyor.

Bakanlık ayrıca 65 yaş ve üzerindekilere, pnömokok bakterisinin yol açtığı zatürre, kan iltihabı ve menenjit gibi ciddi hastalıklardan korunmak için pnömokok aşısı öneriyor. Konjuge pnömokok aşısı sağlık kuruluşlarında ücretsiz uygulanıyor.

Bu dört adım, soğuk günlerde yaşlıları korumanın temel yolları. Kronik hastalığı olan yaşlılar aşılar ve kullandıkları ilaçlar konusunda aile hekimine danışmalı. Ayrıntılı bilgi Sağlık Bakanlığı'nın Erişkin Aşılama sayfasında yer alıyor.