Babil Kulesi
Yaşlı Pieter Bruegel, 1563 · De Toren van Babel
Göğe ulaşmak isteyen insanların yarım kalan dev kulesi: Roma Kolezyumu’ndan esinlenen, binlerce küçük işçiyle dolu bir kibir ve inşaat destanı.
Eserin hikâyesi
Tevrat’taki anlatıya göre insanlar göğe ulaşacak bir kule inşa etmek ister; Tanrı da bu kibri cezalandırmak için dillerini karıştırır ve birbirlerini anlayamaz hale gelen insanlar dünyaya dağılır. Bruegel bu hikâyeyi, liman kentine yaslanmış devasa, spiral bir yapı olarak resmetti.
Kulenin kemerli katları, ressamın 1550’lerde Roma’da gördüğü Kolezyum’u hatırlatır. Ancak yapı sorunludur: katlar tam olarak düz değildir, temeller yer yer kaymış görünür; bazı bölümler henüz bitmeden yıpranmaya başlamıştır. Bruegel, kulenin hiçbir zaman tamamlanamayacağını mimarinin kendisiyle anlatır.
Tablonun asıl büyüsü ayrıntılarındadır: yüzlerce minik işçi taş keser, vinç çevirir, iskele kurar; gemiler limana malzeme taşır. Sol ön planda ise kulenin yapımını yöneten Kral Nemrut, önünde diz çöken taş ustalarıyla birlikte görünür. Bruegel, dönemin Antwerpen’indeki büyük inşaat ve ticaret hayatını da bu sahneye yansıtmıştır.
Nelere bakmalı?
Kral Nemrut
Sol önde, maiyetiyle gelen kral ve önünde diz çöken taş ustaları, iktidarın kibrini temsil eder.
Vinçler
Kulenin farklı katlarındaki insan gücüyle çalışan büyük tekerlekli vinçler, dönemin gerçek inşaat tekniklerini gösterir.
Kayan katlar
Katların çizgisini takip edin: yapının dengesizliği, projenin başarısızlığını önceden haber verir.
Liman
Sağdaki limanda gemiler ve yükleme yapan işçiler, kulenin bir kentin bütün emeğini yuttuğunu gösterir.
Biliyor muydunuz?
- Bruegel aynı konuyu en az iki kez resmetti; daha küçük ve karanlık olan ikinci versiyon Rotterdam’daki Boijmans Van Beuningen Müzesi’ndedir.


