Arzuhalci
Osman Hamdi Bey, 1910
Bir cami duvarının dibinde, tentenin altında okuma-yazma bilmeyenlere dilekçe yazan arzuhalci: Osman Hamdi’nin son yılında resmettiği gündelik hayat sahnesi.
Eserin hikâyesi
Taş ve tuğla örgülü bir duvarın dibinde, bir tentenin gölgesinde oturan arzuhalci, önündeki iki kadının anlattıklarını kâğıda döküyor. Kadınlardan biri siyah çarşaf, diğeri açık mavi bir ferace giymiş. Önde iki sokak köpeği dolaşıyor; duvardaki çini alınlıklı pencere ise yapının bir cami ya da türbe olduğunu düşündürüyor.
Arzuhalciler, okuma-yazma oranının düşük olduğu dönemlerde devlet dairelerine, mahkemelere ya da uzaktaki akrabalara gönderilecek dilekçe ve mektupları ücret karşılığı yazan kişilerdi. Cami avlularında, adliye ve hükümet konaklarının önlerinde tezgâh açarlardı; mesleğin izleri bugün bile adliye önlerinde sürer.
Osman Hamdi Bey 1910’un şubatında hayatını kaybetti; tablo onun son eserlerinden biridir. Burada saray ya da harem değil, sokak ve sıradan insanlar vardır: yazmanın ve okumanın gücü, bir toplumun iletişimi ve küçük bir zanaatın onuru, ressamın bilgiye ve eğitime verdiği önemle birlikte okunabilir.
Nelere bakmalı?
Sokak köpekleri
Önde dolaşan iki köpek, İstanbul sokaklarının yüzyıllardır tanıdık sakinleridir ve sahneye canlı bir gerçeklik katar.
Çini alınlık
Pencerenin üzerindeki çiçek desenli çini alınlık, ressamın Osmanlı mimari süslemesine duyduğu ilginin tipik bir örneğidir.
Tente
Gergin bir kumaşla kurulmuş basit tente, arzuhalcinin seyyar ve mütevazı tezgâhını tanımlar.
Duvar dokusu
Taş ve tuğla sıralarıyla örülü duvardaki yosunlar ve aşınmalar, sahnenin yaşanmışlığını hissettirir.
Biliyor muydunuz?
- “Arzuhal”, bir isteği ya da şikâyeti yetkililere bildiren yazılı başvuru demektir; “arzuhalci” bu dilekçeleri yazan kişidir.







